Asgari Ücret Tespit Komisyonu yarın (12 Aralık 2025) toplanıyor. Komisyonun mevcut hali ya da yapısında değişiklik yapılması pek önemli değil. Sonuçta AKP iktidarının ve sermaye sınıfının dediği oluyor. Onun için sorunun özüne eğilmek gerekir.
Özet bir cümleyle; AKP iktidarı ve sermaye sınıfı, ücretleri baskılayıp asgari ücretin ortalama bir ücret haline gelmesi sağlayarak geniş yığınları yoksullaştırdığı gibi genel ücret düzeyini de aşağıya çekmiştir. Dolayısıyla asgari ücret, tüm ücretleri de aşağıya çeken ortalama bir ücret haline gelmiştir.
Asgari ücret meselesi, toplu sözleşme sürecini yaşayan sendikaları ve üyelerini de ilgilendiriyor. İşverenler, toplu sözleşme görüşmelerinde asgari ücretteki artışı emsal gösteriyorlar ya da düşük ücret teklifleriyle hem genel ücret düzeyin düşürülmesine, hem de asgari ücretin iyice ‘asgarileşmesine’ çaba harcıyorlar.
Halen ülkemizde 17 milyona yakın çalışanın nerdeyse yarısı asgari ücretle geçiniyor. Asgari ücretin yüzde 20 üstü ve altını, yani komşu ücretleri de hesap ettiğimiz zaman çalışanların yüzde 85’i bu ücret düzeyinde geçimini sağlamaya çalışıyor. Asgari ücret demek, aslında ortalama ücret demek.
AKP iktidarı ve sermaye sınıfının asgari ücreti düşük tutarak genel ücret düzeyini de aşağıya çekmesi, toplumun büyük bir kesiminin yoksullaşmasına yönelik saldırısı, sadece asgari ücretle geçinenleri değil tüm emek kesimini etkiliyor. Böyle bir yaklaşım ortak mücadelenin de gerekliliğini ortaya koyuyor.