MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Aile Sağlığı Merkezi (ASM) çalışanları vergide adalet talebiyle başlattıkların eylemin bugün 30’uncusunu yapıyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Emrah Kırımlı, “ASM çalışanları bazı küçük illerin vergi rekortmenlerinden daha fazla vergi veriyorlar” dedi.

Çünkü ASM çalışanları için yüzde 15 ile başlayan vergi kesintisi oranı, yılın ikinci yarısından itibaren yüzde 35’e kadar çıkıyor. 2022-2023 yılları için vergi kesintilerindeki artış yüzde 116 olurken gelir artışı yüzde 87’de kaldı. Eylül itibariyle aile hekimleri her gün iki, ebe-hemşireler 1.5 saat vergi için çalışıyor.
ASM çalışanları 21 Şubat’tan bu yana her çarşamba günü, kesilen vergi oranının yüzde 15’ile sınırlandırılması ve yıl içinde sabit kalması, vergilendirmenin sadece ücretin emekliliğe yansıyan kısmıyla yapılması için seslerini Sağlık Bakanlığına duyurmaya çalışıyorlar.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 8 bin 157’si aile sağlığı merkezi, 27 binden fazla birimde aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı var. 2022’e göre geçen yıl aile hekimliğinde muayene sayısı yüzde 31 oranında arttı. ASM’ler için ayrılan bütçe 2023’de 41.951 milyon iken 2024’de 77.472 milyon oldu. Bütçe arttı ancak ödenen tutar vergiyle geri alınıyor. Ancak AKP iktidarının sağlık politikalarının önemli saç ayaklarından olan aile hekimliği sisteminde sorunlar bitmiyor.
‘Türkiye’de böyle vergi veren kimse yok‘
Kırımlı, ASM çalışanlarının Türkiye’nin oran olarak en çok vergi veren kişiler olduklarını söyledi. Kırımlı örnek olarak Hatay Defne’den depremzede bir aile hekiminin son bordrosunu gösterdi. Hekimin 57 bin 928 lira olan brüt maaşından, yaklaşık 12 bin lirası gelir vergisi olarak kesilmişti.

Kırımlı, sabit gelirli olduklarını, dolayısıyla sabit vergi ödemek istediklerini vurgulayan Kırımlı, şöyle devam etti:
“Vergi oranımız çok yüksek. Daha yılın beşinci ayında yüzde 30’luk vergi dilimine girdik. Bugün ağustos ayı maaşını aldım, arada zam olmasına rağmen ocakta elime geçenin altında. Önümüzdeki aylarda da vergiler artacak.
Maaşım azalmaya devam edecek. Multi milyarderler vergi vermiyor. Yüzlerce çalışanı olup, dokuz bin lira vergi verenler biliyoruz. Çok yüksek ücretlerden bahsetmiyoruz. ASM çalışanları yoksulluk sınırının altında ücret alıyor ama yılda yüz binlerce liraya varan vergi veriyor. Türkiye’de böyle vergi veren kimse yok.”
‘Özel hastanelerden fazla vergi veriyoruz‘
Kırımlı bunu bir para meselesi olarak da görmediklerini sadece vergide adalet talep ettiklerini vurguladı: “Özel hastanelerden bile o kadar vergi alınmıyor. Zincir hastanelerin ödediği vergilerin tutarı o kadar komik ki. Aile hekimi koskoca hastaneden daha fazla, yılda 400-500 bin liraya yakın vergi veriyor. Adaletsizlik özel olarak bize yönlendirilmiş durumda. Yeni meclis döneminde bu meselenin görüşülmesini bekliyoruz. Eylemlerimize devam edeceğiz.”
‘Vergi affı yapmayın, kaçıranların peşine düşün‘
Birlik ve Dayanışma sendikası Genel Başkanı Dr. Derya Mengücük, gerçek enflasyon verilerinin çok altında yapılan ücret zamlarının, yılın yarısında girilen yüzde 35′ lik vergi dilimiyle yok olduğunu söyledi.

Toplam ödenen vergiye bakıldığında yılın son aylarında “ücretsiz” çalıştıklarını belirten Mengücük, şunları söyledi:
“Vergilendirmeye emekliliğe yansımayan ödemeler de dahil edilerek erkenden en yüksek vergi dilimine girilmesine ve daha fazla kesintiye neden oluyor. Ülkenin yüksek karlı şirketleri, çok kazananlarının verdiği ve nedense affedilen vergileri düşünüldüğünde bu adaletsizlik ve haksızlık daha da büyüyor.
Sabit gelirlilerden vergi toplamak kolay bir yöntem olabilir ama yönetenler daha zor olan kayıt dışı, kaçırılan, düşürülen ve hiç verilmeyen vergilerin peşinde olmalı.”
‘Nüfusa göre ödemeyi artırın‘
Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir ise vergi kesintilerinin ciddi maddi sıkıntılara sebep olduğunu söyledi.
Kandemir düşük vergi oranları belirlenemeyecekse aile hekimliğinde nüfusa göre ödeme tutarını belirleyen katsayılarda artış yapılması gerektiğini söyledi:
“Hem koruyucu hizmet hem de yoğun tedavi edici hizmet yaparken birim başına düşen nüfusun azalmasını destekliyoruz. Fakat nüfuslar düşürülürken ASM çalışanlarına maddi kayıp yaşatılmamalı. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin bel kemiği olan aile hekimliğinin sürdürülebilirliği ve cazibesi açısından sağlıkta şiddetin önlenmesi ve mali hak kayıplarının önüne geçilmesini talep ediyoruz.”