Avrupa’yla ilişkilerin en kritik zamanında Türkiye enerjisini FETÖ, FETÖ, FETÖ meselesine harcıyor.
Zaman azalıyor, fırsat penceresi daralıyor ama hâlâ tam kapalı değil.
Vize muafiyeti hâlâ mümkün…
Bu da demokrasimiz için tek ümit ışığı gözüken AB çıpasının kopmaması, yeniden güçlenmesi demek.
Avrupa Komisyonu, önümüzdeki aylarda vize konusunda AB ülkelerine bir tavsiye raporu yazacak.
Elimden gelse, bir megafon alıp bunları Meclis bahçesinde ya da Beştepe’deki sarayın dışında haykıracağım. Ama bir faydası da olmaz, boşu boşuna gözaltına alınmış olurum. O yüzden içimi size döküyorum.
İyimser olmak için ikinci neden, Kıbrıs’ta çözüm sürecinin gerçekleşmesi. Aslında (nazar değmesin) adadaki müzakereler çok iyi gidiyor. Orada bir çözüm gerçekleşirse de Türkiye’nin AB süreci otomatikman açılıyor. Avrupa’ya rağmen, OHAL’e rağmen, her şeye rağmen açılıyor..