Gezi olayları sırasında Gültan Kışanak şahane bir şey söyledi: ”Özgürlükler bir bütündür. Kürt’e demokrasi, Türk’e sopa olmaz.”
O gün, İstanbul sokaklarında halka eziyet edilirken, bu söz beni umutlandırmıştı. ”Sahi, Kürt’ü, Türk’ü, Alevi’si, Sünni’si… Hepimiz aynı gemideyiz ” dedim. Ama sahiden öyle miyiz? Dün sabah Diyarbakır uçağına binerken geride bıraktığım İstanbul, mutsuz, kaygılı ve öfkeliydi. Bir gece önce gelen twitter yasağı hepimiz için bardağı taşıran son damla oldu. Medyaya baskı, günde üç posta nefret söylemi, tehdit, kıyamet… Gözlerimizin önünde prestiji sıfırlanan, tüm dünyanın acımaya başladı güzel ülkenin trajedisi… Diyarbakır’da ise, bambaşka bir ruh hali hakimdi. Bir şehrin neşeli hallerini görmeyeli çok olmuş. Bizde artık hep gerilim, hep asabiyet var. Unutmuştum kaldırımlarda biber gazı değil, umudun yürüyüşe çıktığı, heyecanın hüküm sürdüğü şehirleri.
Dün 5-6 kişi bana ”Çocuğu İstanbul’da olan evlatlarının güvenliğinden endişeli” esprisi yaptı. Fiziki güvenliği sorun olmasa da, doğru artık akli dengemiz tehlikede.