Hükümet, ‘kamu düzeni’ gerekçesiyle başbakan ve bakanlara mahkeme kararı olmaksızın internet sitelerine erişimi engelleme yetkisi tanımaya hazırlanırken, Anayasa Mahkemesi’nden (AYM) ‘hukuk dersi’ niteliğinde bir karar gerekçesi açıklandı.
‘Kamu düzeni gerekçe olamaz’

Taraf’tan Adnan Keskin’in haberine göre AYM’nin, söz konusu yetkiyi Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (TİB) veren daha önceki yasal düzenlemeyi neden iptal ettiğini açıkladığı gerekçede, “Kamu düzeni, hukukun dışlandığı yerde daha çok bozulur” denildi; hukuk sisteminde mahkeme kararlarının icrasının engellenmesinin adalet ve hukuk kavramlarının anlamını yitirmesine yol açacağı kaydedildi.
Mahkeme, TİB’e dört saat içinde internet sitesi kapatmak yetkisi veren düzenlemenin de dahil olduğu bazı torba yasa maddelerinin iptal gerekçelerini açıkladı.
Hak arama özgürlüğüne aykırı

AYM’nin 81 sayfa tutan karar gerekçesinde, yasalarla idareye keyfi davranma hakkı tanınamayacağı kaydedilirken, mahkeme kararı olmadan TİB’e sansür yetkisi tanıyan düzenlemenin hak arama özgürlüğüne de aykırı olduğu belirtildi.
Gerekçede, mahkeme sürecini baypas eden maddenin ‘kamu düzeni’ sağlamayacağı, aksine yargıya denetim kısıtlaması getirdiğinin altı çizildi, şu yorum yapıldı: “Bazı işlemlerin telafisi imkânsız zarar doğurmayacağının peşinen kabülüyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesinin engellenmesinin kamu yararı ve kamu düzenini korumayacağı açıktır. Dava konusu kuralla idari yargının yürütmenin durdurulması kararı vermesi engellenmektedir. Bu engelleme anayasadaki sınırlama sebeplerini aşan hakkın özünü zedeleyebileceği bir durum olduğu gibi idari yargının zen güçle araçlarından birinin elinden alınması suretiyle yargısal denetimin kısıtlanmasına da yol açmaktadır. Bu nedenle düzenleme hak arama özgürlüğüne de aykırıdır.”
‘İdareye keyfi davranış imkanı sağlar’

Düzenlemeyle mahkemeye erişim hakkının anlamını yitireceği kaydedilen gerekçede, “Adalete olan inancın ve güven duygusunun sarsılması, devletin temeli sayılan adaleti koruyan ve sağlamakla görevli yargı organının işlevsiz hale getirecek, yargı kararının bağlayıcılık ifade etmemesi algısı yaratıldığında ise idareye keyfi davranış sergileme imkanı verilmiş olacaktır” denildi.
TİB’e mahkeme kararı olmadan yetki tanıyan maddeyle idarenin, yargı üstü bir tutuma girdiğini belirten AYM, hükümete şu uyarıda bulundu: “Kişilerin devlete güven duymaları temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğünün sağlandığı bir hukuk düzeninde gerçekleşebilir. Mahkeme kararlarının gecikmeden uygulanmasını sağlayacak tedbirlerin alınmasını hukuk devletinin asgari gereklerindendir. İdarenin, mahkeme kararlarının gereğini yerine getirmesi anayasadaki bağlayıcılık ilkesi gereği temel bir görevi olup bunları geciktirme ya da uygulamama gibi bir tercih hakkı bulunmamaktadır.”
AYM’nin, TİB’in internet sitelerine erişimi mahkeme kararı olmadan dört saat içinde kapatma yetkisini iptal etmesinin ardından hükümetten yeni bir hamle gelmişti. Yeni ‘torba yasa tasarısı’nda internet siteleri ya da sosyal medya platformlarına erişim, başbakan ve bakanların TİB’e başvurusuyla mahkeme kararı olmadan 24 saatte engellenebilecek. Böylece AYM’nin önceki iptal kararı da baypas edilmiş olacak.