Soma bir dönüm noktası olmayacak. En fazla bir aşınma noktası olacak. Başbakan 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasını nasıl atlattıysa 301 cana mezar olan Soma’yı da bir iki sıyrıkla atlatacak.
Yabancı bir diplomat durumu şu sözlerle özetliyor: “Güçlü liderleri seven Türk halkı Erdoğan’ı bir baba figürü olarak görüyor. Babalar hem döver hem de sever. Yani ‘dövmek’ Erdoğan’ın kitlelerle kurduğu ilişkinin ‘fıtratında’ var. Bir de tabii düşmanlar yaratarak muktedirken mağdur pozisyonundaymış algısını yerleştirmek de var.”
Analizlerine güvendiğim bir İslamcı ise Erdoğan fenomenini şöyle izah ediyor: “Erdoğan halkı büyüledi. Ve büyülenmek halkın işine geliyor. Çünkü yıllarca Kemalistler tarafından itilip kakılıp yok sayıldılar. Sofradan dışlandılar. Onları sofrayı davet edip başköşeye oturtan Erdoğan’ın geleceği ile kendi refah ve huzurları arasında bire bir bağlantı kuruyorlar, bu yüzden ondan hiçbir şekilde vazgeçmiyorlar, vazgeçmezler, bu derin tatlı uykudan kalkmazlar.” Ama bu kez mağdurlar kendilerinden biri, fukaralar öldü, hem de iktidarın ihmali yüzünden, diye itiraz ediyorum. “Fark etmez,” cevabını alıyorum.
Ortak kanı Erdoğan’ın daha uzun yıllar Türkiye’nin başında kalacağı yönünde. Bir öngörülere ek olarak kaynaklarımız bir başka tahminde bulunuyor: “Erdoğan Köşk’e çıktığında başbakanlığı son günlerdeki performansıyla güvenini kazanan Davutoğlu’na emanet edecek.” Peki, seçimlerden sonra kim başbakan olacak? “Fark etmez, çünkü Türkiye’yi Erdoğan yönetecek,” diyorlar.