Bencillik kötüdür. İnsan insanın koluna girer, birlikte davranır. Yalan söylemek kötüdür, doğru söylemek ve doğruda durmak erdem. Rekabet bize değil paraya, güce ve ona sahip olanlara ait bir kavramdır. İnsanı rekabet değil dayanışma yüceltir. TKP’nin önceki gün yaptığı açıklama bu değerlere yaslanan bir örgütlenme çağrısı olarak görülmeli.
Örgütlülüğün gerekli olduğuna ikna olmak yetmez, aynı zamanda onun insan için güzel bir şey olduğu fikrinin yerleşmesine ihtiyacımız var. Öyledir de. Çünkü birlikte hareket eden birbirini önemser. Birbirini kollar, iyiliğini ister. Kolektif eylem içinde bireysel davranış kalıpları kendini var etmekte zorlanır. Birlikte gelişir.
İşyerinde örgütlü işçi mesai arkadaşının ayağına basmaz, kendinden düşük ücret alanı kendisi için tehdit görmez. Mahallesinde örgütlü olan sokakta yürürken endişe etmez. Yaşlı yalnız, genç umutsuz kalmaz. Örgütlü olmak birbirinden güç almaktır, ayakta birlikte durmaktır, güvendir. Hepsinden önemlisi değiştirebilme gücüne sahip olduğunun farkına varmaktır.
Bunca uyuşturucunun, kadın cinayetinin, yoksulluğun, umutsuzluk ve gelecek kaygısının içinde bu az şey midir? Evet, eşit ve adil bir toplumsal düzeni kurmak için örgütlülük ama bugününü güzelleştirmek için de örgütlülük.