Alp Altınörs: Minneapolis kışın soğuğuna rağmen sıcak bir sınıf savaşına sahne oluyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

ABD’nin neredeyse Kanada sınırındaki şehri Minneapolis, kışın soğuğuna rağmen sıcak bir sınıf savaşına sahne oluyor. Bir tarafta şehri terörize eden ICE (göçmen polisi) diğer tarafta Minneapolis halkı. Somalili göçmen avına çıkan, sürekli mahallelerde terör estiren ICE polislerine karşı, halkın demokratik protestoları git gide yükseliyor.

ICE ajanları gittikleri her yerde yerel halk tarafından protesto ediliyor. İzleniyor ve denetleniyor. Yaptıkları her şey kayıt altına alınıyor. 7 Ocak’ta Minneapolisli şair ve insan hakları savunucusu Renee Nicole Good arabasının ön koltuğunda ICE ajanı Jonathan Ross’un kurşunlarına hedef oldu. Üç çocuk annesi Renee o gün ‘banane’ demedi ve ICE ajanlarının terörüne ses yükseltti. Binlerce başka Minneapolisli gibi. Onun katli, mücadeleyi ülke çapına yaydı.

Minnesota eyaletinde işçi sınıfı ve halk kitlelerini buluşturan, eyalet çapındaki 23 Ocak grevi işte bu saldırıya güçlü bir yanıt oluşturuyor. “Çalışma yok, okul yok, alışveriş yok” sloganıyla başlatılan bu yeni nesil grev hareketi Trump faşizmine karşı bütün bir eyaleti birleştiriyor. Sendikalar, toplum örgütleri, dini liderler ve küçük esnaf, bu çağrıda ortaklaşarak yeni bir mücadelenin kapısını açıyor. Bunu bir ‘halk grevi’ olarak nitelemek, sanırım yanlış olmaz.

Alp Altınörs’ün yazısı