AYM iptal kararı sonrasında yapılacak yeni yasal düzenleme bir fırsat olarak görülmeli ve gerek rektör atamaları gerekse YÖK üyelerinin atamaları demokratik usullere ve bilimsel özerkliğe ilişkin evrensel norm ve prensiplere uygun biçimde yeniden düzenlenmeli.
Bu bağlamda rektör atama usulüne ilişkin önerim, üniversitelerde dekanların fakülte öğretim üyeleri tarafından seçilmesi (Anayasa değişikliği yapılamazsa, öğretim üyelerinin seçeceği 2 aday arasından YÖK tarafından atanması); rektörlerin ise seçimle gelmiş dekanlar arasından Cumhurbaşkanınca atanması.
Böylece büyük üniversitelerde adayların başka fakülte ve birimlerce yeterince tanınamaması sorunu ve tıp fakülteleri gibi çok öğretim üyeli fakültelerin rektör seçimlerini domine etmesi sorunları aşılabilir.
Üniversitelerde seçimin demokrasi ve etkinlik açısından en optimum mecrası bence fakülte bazında yapılan seçimdir.
Bu noktada Anayasa’nın rektör atama yetkisini CB’ye vermiş olması, mutlaka CB’nin doğrudan seçim yetkisini gerektirmez. CB’nin yapacağı atamanın ilgili paydaşların önereceği veya seçeceği öğretim üyeleri arasından olmasının öngörülmesi CB’nin anayasal yetkisini ihlal etmez.
Nitekim yanılmıyorsam rahmetli Erdal İnönü tarafından getirilen ve uzun yıllar uygulanan yöntem de zaten öğretim üyeleri tarafından seçilen 6 aday arasından YÖK’ün 3’e indirdiği adaylar arasından sınırlı bir seçimdi.
YÖK üyelerinin seçiminde de Anayasa, öğretim üyeleri tarafından seçilip CB tarafından atanacak/onaylanacak üyeler ile doğrudan CB tarafından seçilecek üyeler arasında denge öngörmesine rağmen, bir kısmı iptal edilmiş olan mevcut yasal düzenlemede bu konudaki denge öğretim üyelerinin seçimi aleyhine ve CB’nin doğrudan seçimi lehine fazla bozulmuş durumdadır.
Yeni yasal düzenlemede bu konudaki dengenin de gözetilmesi doğru olacaktır.
Sonuçta, AYM’nin söz konusu iptal kararı bir fırsat olarak görülüp, üniversite yönetimlerinin daha demokratik bir yapıya kavuşturulması kanunla da mümkün. Anayasa değişikliği gerektirmez.
Yeter ki daha demokratik bir düzenleme yönünde siyasi irade bulunsun.