Ali Sirmen: Erdoğan antipatisinin Özil'e bulaştırılmasındaki ırkçı dürtü de görmezden gelinemez

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Mesut Özil’in ırkçı sataşmalar ve bunlara karşı, Alman Futbol Federasyonu’nun kendisine sahip çıkmaması gerekçesiyle Alman Milli Takımı’ndan ayrılma kararına ünlü yazar Paolo Coelho’nun ta Amerika’dan beri destek çıkması, uluslararası sorunu evrensel boyuta ulaştırdı.

Sorun olayla ilgilenenlerin kapsamı kadar içeriği dolayısıyla da gerçekten evrensel.

Son dünya kupasında, şampiyon Fransa örneğinde olduğu gibi birçok başka ulusal takım bağlamında da gündeme gelen sorun, aslında ulus devlet ve ulus kavramının kendisinden kaynaklanmakta.

Ama oraya gelmeden önce, olayın özeli ile ilgili bir noktaya değinmek gerek. Mesut Özil’in tepki çekmesine neden olan Türkiye’deki seçimler öncesinde, Tayyip Erdoğan ile fotoğraf vererek, siyasi propagandaya alet olması. Alman kamuoyunun yakınlık duymadığı AKP iktidarının Türkiye’nin çarpık sorunlarını kendi ülkelerine de bulaştırmaları konusundaki alerjilerini anlayışla karşılamamak olanaksız.

Ama kabul etmek gerekir ki Alman kamuoyundaki Tayyip Erdoğan antipatisinin etnik kökeni dolayısıyla Özil’e de bulaştırılmasındaki ırkçı dürtü de görmezden gelinemez.

Ali Sirmen’in yazısı