CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun bu olayları hatırlatan sıradan birkaç cümlesinden sonra başına gelenler bu duruma tam bir örnek… Tanrıkulu, bu ülkenin yüz akı adamlarından birisidir. Baro Başkanlığı, milletvekilliği sırasında mağdurun yanında durması, aydınlık için mücadele vermesi ve dik duruşuyla bilinir. Başka kendi partisi vuruyor Tanrıkulu’na, onu AK Parti çevreleri takip ediyor, bakanlık geri durmuyor, baş savcılık keza… Suskun toplum, otoriter düzene hep birlikte katkıda bulunuyorlar. Zamanlama yanlış, üslup kötü gerekçeleri, bu katkının önüne geçemiyor. Bir bakıma iktidardaki ulusalcı-muhafazakar zihniyetin simgesel bir gösterisi halinde olup bitenler… “Suç çöküntü olur kalır, silinecek bir leke, kurutulacak bir su birikintisi değildir” diyor Günter Grass, kendisini didiklediği ‘Soğanı Soyarken’ romanında… Bellek ebedidir…