Kürt hareketinin Türkiye’de de Suriye’de de esas meselesinin bir yerde ve alanda siyasi irade olmak ve siyasi iradeyi kullanmak olduğunu inkar edemeyiz.
Veriler bunlar…
Günümüz koşullarında Kürtlerin ufku ve tasavvuruyla ilgili ilerleyebilecekleri iki yol var.
Kimlik hakları koruyarak, yaşadıkları ülkede, o ülke sisteminin tam parçası olmak ve bu yolla o sistemin demokratikleşmesine katkıda bulunmak. Bu böyle gelişme, siyasi bakımından Suriye’de, Türkye’de Irak’ta ayrı ayrı varoluşları ve arayışları ifade eder. Günümüz dünya ve bölge konjontürürü buna öne çıkarıyor. Bu yol, Kürtlerin önüne büyük iddialar çıkarabilir.
İkinci yol birleşik siyasi Kürt alan arayışıdır.
Sebahat Tuncel şöyle diyor:
“…Rojava belki en küçük parça Kürtler açısından ama kuvvetli bir duygu bağı var oranın herkeste… Sayın Talabani, sayın Barzani, sayın Öcalan’ın da içerisinde yer alacağı, yine Rojava yönetiminin de belki ortaklaşacağı Kürtlerin hak ve özgürlüklerini güvence altına alacak bir statü arayışıdır bu Ortadoğu’da…”
Çözüm sürecinin önündeki aşılması gereken engeller bunlar.
Kürtlere yaşam alanı verilmeden çözüm zor görünüyor.
İlk yol, bu yaşamn alanını günümüz dinamiklerine çok uygun şekilde verecektir.