Alaattin Aktaş: Merkez Bankası'nın çaresizliği

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Merkez Bankası’na göre, bu açıkça dile getirilmiyorsa da, bankanın yaptığı hesaplamalara göre, doların ya da diğer dövizlerin artması değil, tam tersine düşmesi gerekiyor.

Durun, hemen saldırıya geçmeyin! Bir kez daha vurgulayayım; bu benim görüşüm değil ki, Merkez Bankası’nın resmi veriyle ortaya koyduğu görüş.

Yaygın kanı Türk parasının değerli, hatta çok değerli olduğu yönünde ya… Bundan dolayı da kurun hızla artması gerektiği çok taraftar buluyor ve birileri de neyi dayanak aldıklarını izah etmeden, edemeden dolar için havada uçuşan tahminlerde bulunuyor ya; işte bu yüzden Merkez Bankası’nın “çığlığı” bir türlü duyulmuyor.

Merkez Bankası da bunu açık açık söyleyemiyor ama her ay web sayfasında bu durumu ilan ediyor.

Bu veriler herhalde en çok Merkez Bankası’nın canını sıkıyordur. Her ay bir veri açıklıyor ve adeta “yarım ağız” bir şekilde “Paramız da çok değer yitirdi, ne yapsak” diyorsun. Sonra da paranın gerçek değerinin çok uzağında kalmasına yol açan başlıca etken olan enflasyonun ölçümüne bir etkide bulunamıyor ve olan biteni izliyorsun. Ve yaptığın hesapların şaşmasına yol açan o enflasyona göre de politika belirlemeye çalışıyorsun.

Türk parasının aslında reel olarak çok değersiz olmadığını da biliyorsun ama ne çare ki her ay o veriyi de açıklamak zorundasın.

Alaattin Aktaş’ın yazısı