Alaattin Aktaş: Fon krizinde mağdur kesimi ikiye ayırmak gerekiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Fon krizinde mağdur olan kesimi ikiye ayırmak gerekiyor. Bu kesimlerden ilki, kısa sürede çok para kazanma uğruna adeta gözünü karartmış ve riskli yatırımı bile bile tercih etmiş olanlar.

Diğer kesim ise tümüyle masum bir yatırım yapmış. Vatandaş gitmiş az kazandıran ama riski neredeyse hiç olmayan para piyasası fonu almış ama şimdi portföy yönetim şirketinin yaptıklarından dolayı mağdur. Fonunu satamıyor ve aylarca bekleyecek.

Zaten her fonun 1 ile 7 arasında bir risk derecesi var. Ama bu kez durum tabii ki çok farklı. Riski çok yüksek 6 ve 7 dereceli fonları tercih edip sonra da kayba uğramak gibi bir durumdan söz etmiyoruz. 

Para piyasası fonlarının portföyünde neler olduğu belli; mevduat, ters repo, tahvil, Hazine bonosu vs. Bu fonu Türkiye’nin en büyük bankasından da alsanız böyle, herhangi bir portföy yönetim şirketinden de alsanız böyle. Bu fonların riski 1, en fazla 2; yani risksiz fon.

Vatandaş bakmış bir portföy yönetim şirketinin fonu, bankanın çıkardığı fondan yılda 3-5 puan fazla kazandırıyor, üstelik o fon da TEFAS’ta, gitmiş daha fazla kazanç sağlayanı tercih etmiş.

Fonun portföyü belli, riski belli yani aslında yok; vatandaş da “Bankanınkini alacağıma bunu alıp biraz fazla kazanayım” demiş.

Şimdi ne oldu; riski sıfır düzeyinde bulunan bu fonu alan vatandaş da mağdur oldu.

Niye böyle olduğu belli. Bütün bunlar kamuda bu işin denetimini yapması gerekenler zamanında görevlerini gereğince yerine getirmediği için yaşandı.

Alaattin Aktaş’ın yazısı