Akif Beki: Meclis Komisyonu önerilerini unutalım mı, söylesinler de bilelim

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yeni Parti’den isteniyordu ki; Milli Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu’na katılsın, Meclis heyetiyle İmralı’ya gitsin, Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi adlı Çerçeve Yasa’ya gözü kapalı imza ve oy versin….

CHP’ye butlan müdahalesi, Yeni Parti’ye yargı kıskacı, muhalefete operasyonlar iç cepheyi güçlendirme çalışmasına benzemediği, aksine iç cepheyi zayıflattığı hâlde böyleydi.

‘PKK’nın terörü bırakmasını kim desteklemez ama karambole getirip demokratik siyasetin mezarı da bize kazdırılmasın’ şüpheciliğiyle isteksiz, şartlı destekleyenler suçlanıyordu.

Alınmayan bilete piyango vurmaz, görüşündeydim. Terörsüz Türkiye süreci, her şeye rağmen muhalefet için bir çıkış imkanı, Türkiye için bir hukuk ve demokrasi fırsatı barındırıyor olabilirdi.

Meclis Komisyonu raporuna “hukuk ve demokrasi önerileri süper ama uygulanırsa” şerhi düşmüştüm.

Geldiğimiz noktada AK Parti’li Orhan Miroğlu dahi şüphecilere hak verecek gibi.

Son paylaşımlarından birinde şunu yazıyordu:

“Terörsüz Türkiye süreci aradan geçen iki yıla rağmen, her gün yeniden tarif ediliyor.

DEM’i geçtim, Kandil’den gelen tarifle, Külliye’den gelen tarif arasında en ufak bir benzerlik, bir uyum yok.

Süreç yeni yeni tariflerle bence daha da karmaşık bir hâl alıyor.”

Bu karmaşada demokrasi ve hukuk vaatleri kaybolmasın da…

Gerçekleşmeyecek vaatlere mi kandık, Meclis Komisyonu önerilerini unutalım mı; söylesinler de bilelim.

Akif Beki’nin yazısı