CHP’nin İmralı’ya gitmeme kararı sorulduğunda da Cumhurbaşkanı, CHP’den ve İmralı’ya gitmekten söz etmeden cevap veriyor. Erdoğan’ın dili fazlaca dikkatli ve ince ayarlıyken asıl sert tepkiler DEM’le Kandil’den yükseldi.
İmralı’ya gitmemesi, CHP’yle DEM’i uzaklaştırırsa Erdoğan’ı elbette sevindirir. Ancak İmralı’ya gitmemesini köpürtmenin CHP’ye yarama riskini de almak istemediği anlaşılır.
Bahçeli süreç bozulsun, Erdoğan da ittifak bozulsun istemiyor.
Dolayısıyla… Bahçeli Terörsüz Türkiye’den, ortağı da Bahçeli’den vazgeçmeyeceğine göre… CHP’nin masadan kalkması, sürecin selameti açısından göze alınacak bir şey değil.
Süreç yönetiminde AK Parti ve MHP ile DEM’in, Öcalan’ın kaygıları, talepleri gözetiliyor. CHP ise kendi kaygı ve taleplerinin dikkate alınmamasından rahatsız. Ne söylerlerse peşlerine takılıp yapıyor, kararlara değil bedellere ortak ediliyor, iktidarın üstlenmekten kaçındığı siyasi sorumluluğun altına kendisi sokuluyor gibi edilgen ve savunamayacağı bir katılımı reddediyor.
Tabii Bahçeli, önceliği Terörsüz Türkiye’ye verirken ortağı, CHP’siz Türkiye sürecini önceliyor. Birbirine ters süreçler.