Başbakanlığının ilk döneminde Erdoğan, cesur ve anti-popülist çıkışlarıyla tanınıyordu. 2004’teydi. Kıbrıs’ta nihai çözüm için, belli bir oranda toprak verebileceğimizi söylemişti. Siyasette devrimdi.
Ulusalcı popülizm, “vatan satılıyor” paranoyalarını o zaman da bolca kaşıdı. Yabancılara arazi ve konut satışı rakamlarıyla milletin gözünü korkutuyor, Erdoğan’a karşı kışkırtıyorlardı.
Bu paranoyalar; tekrar hortlamalarını ise Erdoğan ve AK Parti’nin, muhalefete yönelik karalamalarına borçlu. Hani şu; iktidarı eleştirenlerin ihanet içinde olduğu, düşmana çalıştığı, beşinci kol faaliyeti yürüttüğü, dış güçlerin ajanlığını yaptığı, işgalcilerin oyununa alet olduğu suçlamaları filan.
AK Parti kabarttı, Ümit Özdağ da bu dalga üstünde sörfünü yapıyor.
Özdağ, Türkiye’den toprak alan yabancıları önceki gün uyarıyordu. Boşuna satın alıyorlarmış; iktidara geldiğinde hepsini geri toplayıp kamulaştıracak, vatandaşlıklarını da iptal edecekmiş.
Niye coştuğunu biliyorsunuz.