Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), bağlı olduğu yaşam destek ünitesinin fişinin çekilmesi yönünde karar verdiği, Britanya’da beyin hasarıyla dünyaya gelen iki yaşındaki Alta Fixsler’in babası ‘kızının evde ölmesine izin verilmesini’ istedi.

Alta’nın durumu, Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) ile Ortodoks Yahudi anne-babası arasında hukuki mücadeleye konu olmuştu. Şubat 2019’da doğduğundan beri Manchester kentindeki, NHS’ye bağlı hastanede bakımı yapılan bebeğin doktorları, doğum sırasında beyninde ciddi hasar oluşan Alta’nın iyileşme şansı olmadığını, duymadığını, görmediğini, sürekli acı çektiğini, bu koşullarda tek çarenin yaşam destek ünitesinin fişten çekilmesi olduğunu söylemişti.
Bunun, inançlarına ters olduğunu vurgulayan anne-baba itiraz etmiş, Britanya’daki mahkemeden hastanenin lehine karar çıkmıştı. Yüksek mahkeme de Alta’nın yaşam destek ünitesinden ayrılabileceğine hükmedince anne-baba AİHM’e başvurmuştu. AİHM, 2 Ağustos’ta anne-babanın itirazını reddetmiş, Britanya’daki mahkemenin kararının uygulanmasına hükmetmişti.
ABD yasal süreç devam ederken Alta’ya vize vermiş, tedavisinin ABD’de yapılabileceğini açıklamıştı. Alta’nın anne-babası İsrail vatandaşı, babasının ABD vatandaşlığı da var. İsrail’deki hastanelerden de Alta’nın bakımını üstleneceklerine dair teklif gelmişti. Ancak, aileye Alta’yı hastaneden çıkarıp yurt dışına götürme konusunda izin çıkmamıştı.
‘Son anlarında evinde olmalı’
Bu hafta yaşam destek ünitesinden ayrılması kararlaştırılan Alta’nın babası BBC Radio 4’te yayınlanan ‘Today’ adlı programa katılarak kızının hastane ortamında değil evinde, anne-babası ve ağabeyinin yanından ölmesine izin verilmesini istedi. Eşinin de bunu istediğini vurguladı.
“Alta yaşamının son anlarında evinde olmalı. Biz böyle istiyoruz. Bu son dileğimizin yerine getirilmesini, çocuğumuzun bizim konforlu alanımızda, yanımızda olmasını istiyoruz” diyen üzüntülü baba, doktorların yaşam destek ünitesinden ayrıldıktan sonra Alta’nın dakikalar, haftalar veya aylar sonra ölebileceğini söylediğini anlattı.
AİHM kararının büyük hayalkırıklığına neden olduğunun bir kez daha altını çizen Alta’nın babası, NHS’nin sadece Manchester’daki hastanedeki doktorların değil, başka hastanelerde görevli, kızının tedavisinden sorumlu olmayan ‘bağımsız’ doktorların da görüşüne başvurduğunu açıkladığını ancak sonuçta ‘hepsinin NHS çatısı altında, aynı sistemde’ çalıştığını vurguladı. Ve, kendisinin ABD’deki dört farklı doktorla görüştüğünü, onların Alta’nın dosyasını inceledikten sonra acı hissetmeyeceğini söylediğini aktardı.
Alta’nın yattığı hastanenin bağlı olduğu Manchester Üniversitesi NHS Vakfı ise ‘aile için inanılmaz zor bir süreç olduğunun bilincinde olduklarını’ belirterek konuyla ilgili daha fazla yorum yapmanın hasta hakları gözetldiğinde doğru olmadığını açıkladı.