Ahmet Taşgetiren: Mehmet Akif Ersoy'un muhafazakâr kimliği ile suç isnatları şaşırtıcı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Hem Mehmet Akif Ersoy’un muhafazakâr kimliği ile suç isnatları şaşırtıcı, hem iktidarla iyi ilişkiler içinde olmasına rağmen böyle bir operasyona maruz kalması şaşırtıcı…

İlk akla gelen “Acaba kimin ayağına basmış olabilir?” sorusu oluyor. Sonra “Ciddi bir şey olmasa böyle birisine operasyon çekilmez” yorumları yapılıyor. Böyle zamanlarda her yorum yapılır bizim memlekette ve genelde de operasyona maruz kalanların lehine olmaz bunlar. Hemen “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” sözleri dolaşmaya başlar.

Mehmet Akif Ersoy bir açıklama yaptı tutuklandıktan sonra. Şöyle bitiyor açıklama: “Canım ailem, güzel evlâtlarım, çok kıymetli dostlarım sizi çok seviyorum. İnanıyorum ki olanda hayr vardır. Kahrı da hoş, lütfu da hoş.”

Muhafazakâr bir insan ve bu kimliği darbeleyen suçlamalar söz konusu…

Türkiye hukuk sistemine bakıyoruz… Bir yanda “lekelenmeme hakkı” var, “Suçu ispat edilinceye kadar masumiyetini kabul” gereği var. Tutukluluğu istisnai bir uygulama olarak görme yaklaşımı var. “Yargı pardon dememeli” arzusu var. Bir yanda da suç isnadından yola çıkarak insanlar üzerinde vıcık vıcık tepinme gerçeği var.

Bugünün Türkiye’sinde kim emin olabilir bir sabah böyle bir operasyona maruz kalmamaktan? “Size de çıkabilir ülkesi” halinde değil miyiz?

Hadi gelin hiç olmazsa gözümüzün önünde yaşanan şu olaya “lekelenmeme hakkı” açısından bakalım ve bir kamuoyu hassasiyeti koyalım.

Ahmet Taşgetiren’in yazısı