Diyor ki Beştepe’den bir “başdanışman”, Mehmet Uçum adı, “AİHM de Amor da haddini bilsin!”
Bir başka danışman, birisine “Suyun ısındı” mesajı yollamıştı da, adam o gece baskına uğramıştı.
Sözleri bıçak gibi kesen başdanışmanlarımız var.
Mehmet Uçum, “had bildirme” mesajının sonunda “Zorlanıyoruz” diyor. Neye? “AİHS’e taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru imkânını gözden geçirme”ye…
Son sözü şu Uçum’un:
“Türkiye aleyhine siyasi hesaplarla kararlar verilmeye devam edilirse bu durumun kaçınılmaz hale geleceğini tüm muhataplar bilmelidir. İş bu noktaya gelirse AİHM sisteminin çöküşü de önlenemez olur.”
Bu “başdanışman” zılgıtlarından sayın cumhurbaşkanının haberi vardır umarım. Bunların bizzat Ak Parti’nin Anayasa’ya yerleştirdiği hukuk standartlarını işlevsiz hale getirdiğini görmektedir sanırım. Ülkede “yargının siyasallaşma” tartışmalarına, yargıya güvenin sürekli aşındığına, AİHM’de bireysel hak ihlâli baş vurularında en tepede bulunmamıza, ve bu açıklamalara bakıldığında pek çok çevrede “AİHS’e taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru hakkını gözden geçirmeye zorlanıyor muyuz, yoksa bahane mi arıyoruz?” sorusu sorulacaktır.
Geldiğimiz yer kime mutluluk veriyor merak ediyorum…