Ahmet İnsel: Kıyamete kadar sürdürülecek bir savaşın habercisi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de Tayyip Erdoğan ve çevresinin kurmak istediği rejim, 20. yüzyılda örneklerini gördüğümüz ‘total devlet’ modeline benziyor.

Bugün Türkiye’de, ‘kıyamete kadar sürdürülecek bir savaş’ın habercisi olan Önder’in koruması altına halkın çağrılması, terör suçu tanımının yaygın bir bastırma ve sindirme aracı olarak kullanılması, eğitimde yoğunluğu giderek artan dini muhafazakârlık kuşatması ve yasama, yürütme ve yargının bir elden yönetilmesi arzusu gibi birçok olgu, buraya özgü bir total devlet oluşumu hamlesine işaret ediyor.

Nitekim Tayyip Erdoğan da tam bunu söylüyor: “Tayyip Erdoğan gitsin demek, bizim tüm siyasetimiz, tüm çabalarımız, üzerine bina ettiğimiz milletimizin, bayrağımızın, vatanımızın, devletimizin tek olması anlayışı yıkılsın demektir.”

Mussolini, 28 Ekim 1925’te ilk kez ‘totalitario’ kavramını kullandığında, daha bir rejimi değil, radikal biçimde iradesini kullanan, toplumu ve devleti kurtaran Şef’i, yani kendini tanımlıyordu. Arkası hızla geldi.

Ahmet İnsel’in yazısı