Parlamenter rejimden başkanlık rejimine geçerken, Tayyip Erdoğan’ın da teorik olarak 2029’a kadar iktidarda kalmasını mümkün kılıyor. 2019’da seçilmesi koşuluyla elbette.
Neredeyse bir çeyrek yüzyıl aralıksız iktidarda kalma hırsı, münhasıran incelenmesi gereken bir vakadır. Ama birçok örnek, bunun kişisel bir seçim olmayı aştığını, iktidarda kalmanın lider için de vazgeçilmez bir zorunluluk haline dönüştüğünü gösteriyor. Bu iktidarı kaybetme korkusu ve yarattığı iktidar bağımlılığı elbette iktidarda iken işlenen usulsüzlükler, kanunsuzluklar, yapılan vahim haksızlıklar, yönetilen şiddet politikalarıyla doğru orantılıdır.
Tam bu nedenle, siyasal güç mevkilerine seçilenlerin tekrar seçilmelerine önceden belirlenmiş ve değişmesi mümkün olmayan bir sınır koymak, onların iktidarın baştan çıkarıcılığına karşı kendilerini ve yakın çevrelerini korumaları açısından da yararlı ve gereklidir. Demokrasi sadece seçim değil aynı zamanda iktidarın sınırlanması rejimidir.