Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, önceki gün niçin 17 Aralık ve 25 Aralık soruşturmaları kapsamında ifade verdiğini yazdı. Hakan bugünkü yazısında, HaberTurk’ün eski yöneticilerinden olan ve yolsuzluk tapeleriyle birlikte ‘Alo Fatih’ diye anılmaya başlanan Fatih Saraç’la yaptığı bir konuşma yüzünden savcılığa çağırıldığını açıkladı.
‘Acaba kekleniyor muyum?’
Hakan önceki gün, 17 Aralık ve 25 Aralık soruşturmaları kapsamında yaklaşık 1 saat boyunca ifade vermişti. Hürriyet yazarı, cep telefonuna gelen davet mesajını önce şaka sandığını, “Acaba kekleniyor muyum” diye düşündüğünü yazdı. Avukatından gelen “Seni meşhur ‘17 Aralık/25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu’ kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırıyorlar” bilgisi üzerine yaşadığı şaşkınlığıysa şöyle anlattı:
‘Hani paraleller dağıtılmıştı?’
“İlk olarak… “Allah Allah, bu ne iştir yahu?” dedim. İkinci olarak… “Benim 17 Aralık’la/25 Aralık’la falan ne işim olabilir?” dedim. Üçüncü olarak… “İfadeye çağıranlar paraleller mi? E hani paraleller dağıtılmıştı?” dedim. Dördüncü olarak… Kendimi bir an kutularla oynarken, vergisi bile ödenmemiş pahalı kol saatleriyle haşır neşir olurken, kupon arazi peşinde koşarken, bir vakfa yüklü miktarda bağış yaparken hayal ettim. Beşinci olarak… Egemen’ler, Zafer’ler, Muammer’ler falan geçti gözümün önünden… Altıncı olarak… Dumur oldum. Öylece kalakaldım.”
‘Dandik tape’
Hakan’ın ifadeye çağırılma sebebiyse, kendi deyimiyle ‘dandik tape‘. Hakan, Fatih Saraç’ın iki yıl önce kendisine “Ben Habertürk’ün başına geçtim. Burada bir süre işlere nezaret edeceğim. Seninle de görüşmek istiyorum… Ne yapabilirim, birlikte ne yapabiliriz” demek için telefon açtığını ve bu konuşmanın dinlemelere takıldığını yazdı.
‘Savcılar da farkındaydı’
Ahmet Hakan’ın yazısına göre, ifadeyi alan savcılar İsmail Uçar, İrfan Fidan ve Fuzuli Aydoğdu da kendisine ‘ortada soruşturmaya değer herhangi bir unsur bulunmadığının, açıklanmayacak bir durum olmadığının farkındaydı‘. Ancak savcılar “Dosyayı tamamlamak için bu tapeden yola çıkarak ifadenizi almak mecburiyetindeyiz” dedi; Ahmet Hakan’ın “Peki ama niye şüpheli olarak?” sorusuna da “Dosya gereği” yanıtını verdiler.
Yazıda dikkat çeken bir ayrıntı da, savcıların Hakan’a bu süreçte herhangi bir şantaja maruz kalıp kalmadığını sormasıydı.