Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler toplantısında Mısır Devlet Başkanı Sisi’yle aynı masaya oturmamış.
Ve demiş ki: “Ben darbeciyle aynı masaya oturmam.”
Bravo! Şak! Şak! Şak! Alkış! Ama bir dakika… Bir pürüz var! Mısır tarafı iptal etmeseydi… Bizim Dışişleri Bakanı ile Mısır’ın Dışişleri Bakanı bir araya gelecek ve üstelik baş başa aynı masaya oturacaktı. Ve muhtemelen… Karşılıklı müzakereler, teatiler, iyi dilekler havada uçuşacaktı.
Bu durumda soralım:
-Darbecinin masasına Dışişleri Bakanı oturunca bir şey olmuyor da, Cumhurbaşkanı oturunca mı bir şey oluyor?
-Dışişleri Bakanı’na “darbeye karşı duyarlı olma” hususunda mükellefiyet düşmüyor mu? Dışişleri Bakanı mazur mu? Muaf mı?
-“O masaya oturmam” diye duyarlılığına zirve yaptıran Cumhurbaşkanı, neden “Benim bakanım da darbecinin masasına oturamaz” demiyor?