Hatırlayalım:
Yıl: 2002.
Tayyip Erdoğan, parti başkanı olarak ilk kez seçime giriyordu.
Ancak milletvekilliğine aday olması yasaktı.
Milletvekili olamayacağı için başbakan da olamayacaktı.
Nitekim öyle de oldu:
Tayyip Erdoğan’ın lideri olduğu parti, en çok oyu almış ve tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde etmişti.
Ama Erdoğan’ın ülkeyi yönetmesi yasaktı.
İşte bu çarpıklığın, bu tuhaflığın, bu garipliğin, bu mağduriyet görüntüsünün ortadan kaldırılması şarttı.
Deniz Baykal, bu aşamada devreye girdi.
Yasağın arkasına saklanmaya tenezzül etmedi.
Kaçak dövüşmekten kaçınmayı tercih etti.
Ve “Yasağı kalksın, mertçe rekabet yapalım” dedi.
Yapmayın, etmeyin.
Deniz Baykal’ı en delikanlı yerinden vurmaya çalışmayın.