Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, maliyeti, büyüklüğü ve aleyhindeki onlarca davayla tüm dünyaya nam salan ‘Ak Saray’ı, Çankaya Köşkü’nü (Pembe Köşk) gündeme getirerek savundu.

Bozdağ, resmi rakamlara göre bile en az 1 milyar 370 milyon TL’lik bir faturası bulunan ‘Ak Saray’a yönelik şatafat eleştirilerine karşılık da, “Pembe Köşk’te bilardo var” dedi.
İçinde neler olduğunu da biliyor

Hürriyet’ten Oya Armutçu’nu haberine göre Bozdağ, bakanlığın bütçe göröşmeleri sırasında şöyle konuştu: “Sanki cumhurbaşkanımız lükse çok düşkün, şatafatla ilgili derdi var. Çankaya, Pembe Köşk yapıldığı zaman Türkiye’nin ekonomisi daha kötüydü. İçinde neler olduğunu da biliyorum. Pembe Köşk’te bilardo var. O günün şartlarıyla bugünün şartları bir değil. Niye bu millet eleştirmiyor?”
Akit yazarı Abdurrahman Dilipak da geçenlerde yazdığı bir yazıda, ‘Ak Saray’ı ‘türbe’ dediği Anıtkabir’le kıyaslayarak ‘aklamıştı.’
Saray değil hizmet binasıymış
Bozdağ, ‘Ak Saray’ için, “Saray demeyelim, cumhurbaşkanlığı hizmet binası diyelim” ifadesini de kullanarak şöyle dedi: “Bu ülkenin ve milletin onuruyla, büyüklüğüyle mütenasip olmasını arzu etmek kötü bir şey değil ki.”
Adalet bakanı, aleyhinde 35 dava bulunan ‘Ak Saray’a dair herhangi hukuki bir sorun bulunmadığını da savundu.
Pembe Köşk nedir?

Pembe Köşk, Çankaya’da şimdiki Müze Köşk’ün yetersiz kalması üzerine 1930’ların başında inşa edildi. Gerek Atatürk gerekse sonraki cumhurbaşkanlarınca ofis, kabul ve ikametgah olarak kullanıldı.
9’uncu cumhurbaşkanı Süleyman Demirel döneminde itibaren yeni hizmet binasının tamamlanmasıyla, yalnızca ikametgâh olarak hizmet verdi. 2000–2001 yıllarında restore edilerek 1932 yılındaki aslına uygun duruma getirildi.

Tepesinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafının bulunduğu cumhurbaşkanlığının internet sitesinde Pembe Köşk için şöyle yazıyor: “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin canlı tanığı olan, verdiği güven duygusu tüm ülkeye yayılan Çankaya Köşkü, halkımızın Yüce Atatürk ile başlayan süreçte her zaman sevgiyle yaklaştığı ve saygı gösterdiği, Cumhuriyet’in varlığı ile özdeşleşmiş bir simge durumundadır.”
Ankara’da bir Pembe Köşk daha var. O da 2’nci cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün 1923’ten öldüğü 1973 yılına kadar yaşadığı, Ankara’nın en eski evlerinden biri.