Abdülkadir Selvi: Kandil, Türkiye'yi oyalarken YDG-H'lıları gözden çıkardı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Sur’da, Cizre’de, Silopi’de operasyon başlatılmadan önce arka kapı diplomasisi işletildi. Elebaşları teslim edilsin, diğerleri şehri terk etsin diye. ‘Sonuna kadar savaşacağız’ dediler. O nedenle büyük operasyon dün başlatıldı. Görüldü ki, şehir savaşlarının düğmesine basan Kandil bir ihale almış.

ABD ile Rusya, Irak ve Suriye’yi şekillendirirken, PKK’ya Türkiye’yi içeri ile meşgul etme ve oyalama görevi verilmiş.
Öcalan, PKK’ya hamilik yapan Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad’ı işaret ederek, “Büyük bir ülkenin devlet başkanı PKK’yı kurduğumda Türkiye’yi meşgul etmelisin” demişti.

Kandil’e, Türkiye’yi oyalaması için bir görev verilmiş. Amaç Türkiye’yi Suriye ve Irak’ın şekillendirileceği masadan uzak tutmak. Bunun karşılığında Suriye masası kurulduğunda PYD’ye de bir yer açacaklar. Bunu sadece Rusya ya da İran yapıyor diye düşünüyorsanız yanılırsınız. ABD’nin tavrı da bu noktada güven vermiyor.

Başkan Obama ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşme, Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın açıklamaları bu işbirliğini ortaya koyuyor. Antalya’da biz Suriye haritasından Cerablus’u gösterince Putin, ”Amerikalılar orayı Kürtlere vermeyi planlıyor” demişti.

Kandil, Türkiye’yi oylama görevini yaparken, şehir savaşlarına sürdüğü YDG-H’lıları gözden çıkardı. Kandil bu militanları ölüme gönderdi. “Teslim olmak yok kendinizi patlatın gerekirse” talimatını vermeye devam edecekler. Sadece PKK ya da YDG-H değil, PKK’nın tüm bileşenleri, Türkiye’yi bunaltmak için harekete geçecekler.

Peki burada Selahattin Demirtaş’a düşen görev ne?

Öcalan ne demişti? ”Ben bu toprakların ürünüyüm ama Selahattin uluslararası proje!” Demirtaş kimin projesi? ABD’den her dönüşünde aslanlar gibi kükreyip, direniş çağrıları yapması size tuhaf gelmiyor mu?

Demirtaş, ABD portföyüne bir de Rusya’yı ekliyor. Rusya dönüşünde kim tutar Selo’yu…

Abdülkadir Selvi’nin yazısı