Abdulkadir Selvi: Bu davada emeği olmayan bir avuç doyumsuz fon rezaleti diye bir krizi başımıza sardı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

AK Parti başörtüsü zulmüne karşı doğdu. 28 Şubat zulmüne itiraz olarak yükseldi. Asker baskısıyla hükümetler yıkılmasın, seçimle gelen başbakanlar devrilmesin diye doğdu. AK Parti hep bir reaksiyon partisiydi hem de bir aksiyon partisi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat başta olmak üzere darbecilerden hesap sordu, hem de başörtüsü zulmüne son verdi. Erdoğan, sadece darbelerle hesaplaşmadı aynı zamanda 15 Temmuz’da darbe girişimini püskürttü. AK Parti hem geçmişin zulümlerine bir tepki olarak doğdu hem geleceğin kurucu aklı ve umudu olarak hareket etti.

Fon krizi nedeniyle AK Parti tabanında yaşanan öfkenin altında bu yatıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifade ettiği gibi AK Parti’yi parmağındaki yüzüğü satanlar, kolundaki bileziği çıkaranlar, başörtülü olduğu için üniversitelerin kapısından çevrilenler kurdu.  

Gazze’deki Muhammed’in, Somali’deki Yusuf’un umudu oldu. 

Bu davada emeği olmayan bir avuç doyumsuz ise fon rezaleti diye bir krizi başımıza sardı. Değerlerimizin içini boşattılar. Üç beş muhterisin değerlerimizi kirletmesine izin verilmemeli. Bu millet bunlardan hesap sorulduğunu görmeli.

AK Parti, fon krizinden dolayı 3-6 puan kaybetmiş. Bu ne demek? Dünya lideri olan Erdoğan’ın sırtını yere getirmeye çalışmak demektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a muhalefetten daha ağır darbe vurmak demektir.

Erdoğan, bu krizin altından kalkar ama bunların da fitil fitil burnundan getirilmesi lazım.

Abdulkadir Selvi’nin yazısı