İstanbul bir dünya kenti. Hem de en güzellerinden. Ama turistler için! Biz İstanbullular için ise tam bir eziyet kenti!
Zamanımızın çoğu yollarda sinir harbi şeklinde geçiyor!
Oysa, bu kayıp zamanlar insanın ömrünü kısaltacak şekilde değil de çok daha uzatacak ve keyifli geçirtecek şekilde, çok daha farklı değerlendirilebilir…
İstanbul’un ana yolları son 50 yıldır neredeyse aynı. Ama her 100 metreye düşen araba, bina ve insan sayısı en az 20 kat arttı.
Dünyanın her yerinde yoldan, otobandan kaçılır. Peki, biz ne yapıyoruz? Aklınıza ne geliyorsa, resmi daireleri, hastaneleri, AVM’leri, gökdelenleri, siteleri, tespih tanesi gibi yol kenarına diziyoruz!