YÖK, gecikmeli de olsa, barajları aşağıya çekti. Kimilerine göre, bu, kontenjanların boş kalmaması için bir zorunluluktu. Ama kimilerine göre de barajın da aşağıya çekilmesi, kalitenin dibe vurması anlamına geliyor!
Örneğin, öğretmenlik ve mühendislik barajının 300 bine indirilmesi, hem eğitimin hem de yaşam kalitesinin, zerre kadar ciddiye alınmadığı şeklinde yorumlanıyor:
İyi öğretmen olmadan iyi eğitim olmaz, iyi eğitim olmadan da iyi doktor, mühendis, hukukçu, politikacı, gazeteci yani donanımlı hiç kimse yetişmez!
İşte bu yüzden, eğitim, tıp gibi fakültelere en yüksek puan diliminden öğrenci alınmalı. Yoksa ne üretimde, ne de yaşamda zirveye tırmanmamız mümkün olmaz…