Taliban, Kâbil’e girince ülkeden kaçmak için havalimanında yığılan Afganların, kadınların çaresizliğine ağıtlar yakılıyor.
Ama bir bakıyorsunuz aynı kişiler, daha sonra Taliban’dan canını kurtarmak için Afganistan’dan ayrılan kadınlar, gençler, çocuklar için “Buraya gelmesinler de nereye giderlerse gitsinler” diye ortalığı ayağa kaldırıyor.
Kafa karışıklığı mı, bencillik mi bilmiyorum ama vatandaşların medyada ve siyasette yoğun bir ırkçı propagandaya maruz kaldıkları kesin.
Ben de geçen gün, son olaylar nedeniyle nefret objesi haline gelen ancak hikâyeleri anlatılmayan mültecilerin neler yaşadıklarını anlamak üzere İstanbul’daki Afganistanlı Dernekler Birliği’ne gittim. Derneğin Zeytinburnu’ndaki binasında, her yaştan Afganistanlı sığınmacıyla konuştum, sohbet ettim.
Biliyorum, şimdi okurlarımız arasında bana söylenenler var…
Biliyorum, çünkü anketler “yabancılar gitsin” diyenlerin Türkiye’de de tüm dünyada olduğu gibi çoğunlukta olduğunu gösteriyor. Popüler dalga bu.
Kimseye insanlık, vicdan, enternasyonalizm vs. dersi verecek halim yok elbette.
Ama kimse de benden, çaresiz sığınmak zorunda kaldıkları ülkede “güvercin tedirginliğinde” yaşayan bu insanlara potansiyel tehdit gözüyle bakmamı beklemesin.