AKP iktidarı kamu tekellerini özelleştirdi, piyasa tekeli yarattı. Bankaları başıbozuk bıraktı, kartelleşme yarattı. Stokçuluğu piyasaya girerek ve arzı artırarak değil, polisiye önlemlerle çözmeye çalıştı. Kötü son geldi ve hem devlet piyasa dengesi, hem reel sektör-finansal sektör dengesi bozuldu, hem de piyasada rekabet bozuldu.
Kamu kaynakları, plansız-programsız, partizan amaçlı dağıtıldı. Kamu-özel iş birliği ile yapılan kamu yatırımlarının maliyeti arttı. Paralel olarak kamu hizmetlerinin de maliyeti arttı ve verimlilik düştü. Enflasyona yansıdı.
Ekonominin hukuki ve demokratik altyapısı bozuldu. Kayyum meselesi, işletmelerde panik yarattı. Suriyeli ve Afganlı göçmen sorunu toplumu tedirgin ediyor. Siyasi belirsizlik, dağıtıldığı açıklanan silahlar, toplumda endişe ve panik yarattı. Panik halinde herkes elindeki fırsatı kullanmak ister. Yüksek zamlar da bu fırsat kapsamındadır.
Bunlar yetmiyormuş gibi Cumhurbaşkanı, kararname ile Merkez Bankası’nın bağımsızlığı da kaldırdı. Aslına bakarsak daha önce de Merkez Bankası’na faizler konusunda sürekli müdahale etti.
Özetle, Hükümet hem ekonomik bünyeyi bozdu, hem de Merkez Bankası’nı çalıştırmadı. Bu şartlarda elbette enflasyon dikiş tutmaz. Dahası tarafsız bir gözle bakarsak ortaya şaşırtıcı bir sonuç çıkıyor; zira bu yanlışları yapmak, doğru ve istikrar sağlayıcı politikalar uygulamaktan çok daha zordur.