Bu ülkede şu ya da bu şekilde tanımlanan bir “sol” içinde yer alan siyasî yapıların (örneğin CHP’nin solunda olduğunu özellikle vurgulayan örgütlerin) belirli bakımlardan son derece “muhafazakâr” oldukları tesbitine ben de katılırım. Ama şu konjonktürde, “yenilik” şampiyonu AKP’nin “yenilik”ten ne anladığını ve topluma sunduğu “yenilik”in nasıl bir şey olduğunu anlamak bana daha önemli –ve âcil– geliyor.
“Yeni” Türkiye benim için de hayatî bir kavram. Ama, nerede ve nasıl “yeni”? Vaad edilen bu nesnenin sahiden “yeni” olduğundan emin miyiz?