Üzerinden 5 yıl geçtikten sonra 15 Temmuz Fethullahçı darbe girişimini daha soğukkanlı ve nesnel şekilde değerlendirebiliriz. Bu İslamcı darbe girişiminin doğru bir çözümlemesini yapmak önem taşıyor. Çünkü bugün yaşadığımız çok katlı ve çok boyutlu krizin belirleyici kilometre taşını 15 Temmuz darbesi oluşturuyor.
Hemen belirtelim; darbenin asıl sorumlusu Erdoğan-AKP iktidarıdır. Bundan hiç kuşku yoktur. Çünkü daha sonra Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) adı verilen Cemaat ile 11 yıl boyunca ortaklık yapan, eğitim, adliye ve polisi bu çeteye teslim eden, cumhuriyetçi demokratik muhalefeti ezmek ve devlet içindeki tasfiyeleri tamamlamak için birlikte kumpas davaları hazırlayan, nihayet birlikte laik Cumhuriyeti boğazlamaya kalkışan AKP iktidarıdır.
(…)
Yukarıda ana çizgileriyle verdiğim bu durum İstanbul burjuvazisi ile AKP arasındaki zaten zayıflayan bağları bütünüyle kopardı. Siyasal İslamcılık küresel ölçekte, özellikle bölgede yüz kızartıcı bir iflasa sürüklendi. Müslüman Kardeşler’in (İhvan-ı Müslümin) bölgesel ve küresel “Network” ü, dağıldı. AKP’yi iktidara taşıyan bütün iç ve dış dinamikler değişti.
AKP iktidarı tükendi, Siyasal İslamcıların bilgisi, görgüsü, birikimi, insan kaynakları 21. yüzyılda, -düşük yoğunluklu da olsa- bir Ortaçağ rejimi kurmaya yetmedi. Bugün yaşanan siyasal sıkışmışlık, kilitlenme ve krizin temel nedeni budur.
Şimdi, 15-20 Temmuz darbesini de onun 2017 Anayasası’nı da tarihin çöp sepetine gönderip, eşitlikçi, laik, demokratik ve devrimci bir cumhuriyeti yeniden kurma zamanıdır.