İsmail Kılıçarslan: Sensin tiyatro

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

15 Temmuz’un yıldönümünde toplumun hatırı sayılır bir kesiminin “15 Temmuz tiyatroydu” fikrine nasıl ikna olduğunu “akıl hastalığı” dışında izah edebilecek bir gerekçeden yoksunum çünkü.

… o geceye “tiyatro” demek için ya FETÖ’cü olmanız ya da bütün akli melekelerinizi yitirmiş olmanız gerekir. Ki FETÖ’cü olmakla bütün akli melekelerinizi yitirmiş olmak eşanlamlıdır.

Anlayışla karşılamıyorum ama anlıyorum seni. O gerçek, o gerçeklik çok ürkütücü gelmiş olabilir sana. Onu da anlıyorum. Ama be vicdansız, be Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz insan. 15 Temmuz gecesine “tiyatro” demeye dilin varırken hiç mi utanmıyorsun? Hiç mi ahlakın gelmiyor aklına? Teröristlerin, asker kıyafeti giymiş aşağılık teröristlerin safına geçmek, onların kara propagandasına teslim olmak hiç mi utandırmıyor seni?

Tutmuş “köprüde kafası kesilen asker” yalanına inanıyorsun. Çünkü akıl hastasısın. Çünkü politik çaresizliğin gözlerini kör etmiş (…) Çünkü bütün iyi hasletlerin sende; bütün kötülüklerin, bütün berbatlıkların, bütün geri kalmışlıkların “öteki”nde olduğunu sana öğütleyip, böylelikle seni kolayca sevk ve idare eden adamlara bir tek kez bile itiraz edecek cesareti toplayamıyorsun kendinde. O fanusun kırılmasından ödün kopuyor.

Sensin tiyatro. Olmadık yalanlara inanıp bu yalanlarla kendine mutlu, mesut bir hayat kurabileceğini sanıyorsun. Sahnenin büyüsüne kapılıp gidiyorsun. Oysa orası gerçek değil. Gerçeğin temsili bile değil. Gerçek başka bir yerde… Gerçek bambaşka bir yerde… Bu gerçekle, bu gerçeklerle yüzleşmek yerine 15 Temmuz’a “tiyatro” demeni öğütlüyorlar sana. Bunu öğretiyorlar.

İsmail Kılıçarslan’ın yazısı