CANAN COŞKUN
canancoskun2@gmail.com
@canancoskun
Tarihi Sirkeci Garı sahasında bulunan liman bölgesi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak’ın yönetim kurulu üyesi olduğu Yeşilay’a 49 yıllığına tahsis edildi. Devrin iptali istemiyle açılan iki dava da reddedildi. Oy çokluğuyla verilen kararda mahkeme başkanı, ‘devrin kanuni olup olmadığının incelenmesi gerektiğini‘ belirterek karara muhalefet etti.

Devre ilişkin protokolde Yeşilay’ın söz konusu alanı neden istediğiyle ilgili bir bilgi yok. Ancak 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarında yer alan telefon konuşması tapeleri, Yeşilay’ın bulunduğu Sarayburnu’ndaki Sepetçiler Kasrı’yla ilgili planları ortaya çıkarmıştı. Planların hayata geçirildiği, düğün organizasyonu şirketlerinin internet sitelerindeki fotoğraflardan anlaşılıyor.
Peki, Yeşilay kamu yararına faaliyet yürüten bir kurum iken genel merkezini neden düğün törenleri için kiralıyor? Hangi gerekçeyle TCDD arazisini istiyor? Bu soruların yanıtını aramak için hafıza tazeleyelim.
Plan 2013’te yapıldı

Üstü kapatılan 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasının dosyasında birçok dinleme kaydı vardı. Yüzlerce tapeden ikisi Yeşilay’ın genel merkezinin bulunduğu Sepetçiler Kasrı’yla ilgiliydi. Dinlemeye takılan bir görüşme 26 Nisan 2013’te Erdoğan’ın imam hatip lisesinden arkadaşı Hasan Gürsoy ile Gürsoy Grup şirketinin yöneticisi Abdurrahman Gürsoy arasında geçiyordu.
Otopark planı
Görüşmede Hasan Gürsoy, Yeşilay’a tahsis edilen kasrın kirasının 20 bin TL olduğunu söylüyor, üst katı Yeşilay’a verme teklifinde bulunuyordu. Gürsoy, kasrın yanındaki 3 dönümlük arazinin üzerinde köşk bulunduğundan, o tarafın altına da ‘hayırsever‘ bularak otopark yapma isteğinden bahsediyordu.
Hasan Gürsoy, konuşmanın devamında dönemin Yeşilay başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman’ın 40-50 bin TL kira beklentisi olduğunu söylüyor, Abdurrahman Gürsoy da “Abi o plan orda müthiş derecede işler abi. İstanbul’un en güzel yeri olur… Yaparız abi düğün dernek her şey, 10 numara bir yer olur, lokal olur burası abi her şeyiyle” yanıtını vererek, “Hayırlı olsun diyelim” diyordu.
Hayaller gerçek oldu!
Diğer bir dinleme kaydı ise Esra Albayrak ile Hasan Gürsoy arasında, üç gün sonra, 29 Nisan 2013’te geçiyordu. Konuşmada kasrın yanındaki yalı köşkünden konu açılıyor, Gürsoy, “Yok o farklı bir iş Esra. Ben şey söylüyorum, yani demir yollarından…” diyor, TCDD arazisinde bulunan feribot iskelesinin yolundan ve raylarından bahsediyordu. Çünkü Sirkeci’de deniz kıyısındaki bir köşk olan Sepetçiler Kasrı’nın arazisinden feribot taşımacılığında kullanılan raylar geçiyordu.
İki konuşmadaki planlar hayata geçirildi. Feribot iskelesine ait yola el konuldu, rayların üstü kapatıldı ve Sepetçiler Kasrı bir düğün mekânı haline getirildi. dugun.com internet sitesinde Sepetçiler Kasrı ‘kiralanabilecek mekânlar’ arasında yer alıyor. Sitedeki bilgilere göre kasırda bayi toplantısı, davet ve resepsiyon, doğum günü, kına, kurumsal etkinlikler, mezuniyet törenleri, nişan ve sünnet düğünü yapılabiliyor.

Kasırdaki davet organizasyonlarını Luce Organizasyon adlı şirket yönetiyordu. Şirketin internet sitesinde 2006 yılından bu yana hizmet verdiği belirtiliyor ancak Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarına göre 1000 TL sermaye ile kurulan şirket, Mart 2012’de tescillenmiş. Şirketin sahibi Gürsel Zengin’in Twitter hesabından Şubat 2014 ile Mart 2018 arasında neredeyse sadece Beltur’un paylaşımları retweetlemişti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi kayıtlarına göre, bu şirket 2010-2019 yılları arasında belediyeden ihale alarak söz konusu işi yaptı. Şirketin sözleşmesi 2019’daki yerel seçimlerden önce yenilenmişti ancak pandemi nedeniyle Ocak 2020’de sözleşme feshedildi. Sepetçiler Kasrı’nda iki yıldır düğün organizasyonları yapılmıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi CHP’li Ekrem İmamoğlu’na geçince kasırda Beltur’un faaliyetlerine de son verildi.
Sirkeci sahilindeki yayılma
Yeşilay’ın Sirkeci sahilindeki yayılımı ise sürüyor. TCDD 1. Bölge Müdürlüğü ve Çevre ve Şehircilik İstanbul İl Müdürlüğü’yle yapılan protokolle liman sahasının bulunduğu alanın yaklaşık 3 dönümlük kısmı 49 yıllığına Yeşilay’a devredildi.
Protokole göre söz konusu alan Yeşilay Cemiyeti tarafından amaçları doğrultusunda kullanılacak; Marmaray ve Tüp Tünel’den geçmesi yasak yanıcı, patlayıcı ve parlayıcı yüklerin taşınmasının gerektiği zamanlarda, feribotlarla bir yakadan diğer yakaya geçirilebilmesi amacıyla ihtiyaç olan her anda kullanılabilecek; Marmaray’da herhangi bir olumsuzluk olması halinde devreye sokulacak.
Mahkeme başkanı: Devrin kanuni olup olmadığının incelenmesi gerek
Devir işleminin iptal edilmesi istemiyle, Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi dava açtı. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin açtığı dava kapsamında İstanbul 9’uncu İdare Mahkemesi 16 Mart 2021’de kararını verdi. Mahkeme, odanın dava açma ehliyeti olmadığını savunarak davayı oy çokluğuyla reddetti.
Karşıt oy kullanan mahkeme başkanı ise liman sahasının tarihi ve doğal sit alanında kaldığını, aynı zamanda Boğaziçi Kanunu’na tabi olduğunu belirterek, liman sahasına yönelik her türlü inşai ve fiziki müdahalenin odayı ilgilendirdiğini kaydetti. Protokol dışında herhangi bir bilgi ve belge gönderilmediğini de ifade eden başkan, tahsisin ve protokol koşullarının Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve Boğaziçi Kanunu’yla belirlenen koşullara uygun olup olmadığının anlaşılmadığını kaydetti. Oy çokluğuyla verilen ret kararına itiraz edildi, dosya istinaf mahkemesine taşındı.
‘Feribot ve demiryolu işletmeciliğini yapamayacağız’
BTS’nin açtığı dava da reddedildi. Sendika başkanı Murat Oral, Diken’e şunları söyledi: “Marmaray açılmadan önce yük ve yolcu taşımacılığı feribotlarla yapılıyordu. Sirkeci Feribot İskelesi’nden alınan yük ve yolcu vagonlarını Haydarpaşa’ya götürülüyordu. Şu anda yük ve yolcu trenleri Marmaray’dan geçiyor. Ancak parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli sınıfa giren eşyalar mevzuata göre tüp tünellerden ve köprülerden taşınamıyor. Sadece feribotlarla olması gerekiyor. Bu taşımacılığın önüne geçiyor Yeşilay’ın Sirkeci feribot iskelesini alması. Dolayısıyla biz orada feribot ve demiryolu işletmeciliğini yapamayacağız. Yeşilay orayı alarak, herhalde düğün salonunu genişletmek istiyor. Sepetçiler Kasrı’nda ya da herhangi başka bir yerde Yeşilay faaliyetlerini sürdürebilir, liman sahasını almalarının bir mantığı yok.”

Sağlık Bakanlığı bütçesinden 148 milyon ayrıldı
Sağlık Bakanlığı’nın 2020 yılına ait faaliyet raporuna göre Türkiye Yeşilay Vakfı’na 28 milyon 548 bin 520 TL ödeme yapıldı. Yeşilay Cemiyeti’ne de ‘öngörülen stratejik hedef ve planlarına uygun olarak yapılan bütçe planına istinaden’ 120 milyon TL bütçeden ödeme yapıldı.
‘Büyüyen hacim ve artan yönetimsel ihtiyaçlar’
Yeşilay, internet sitesinde misyonunu, ‘insan onurunu ve saygınlığını temel alan, toplumu ve gençliği ayrım gözetmeden zararlı alışkanlıklardan korumak için çalışmak, milli ve ahlaki değerleri gözeterek ve bilimsel metotlar kullanarak tütün, alkol, uyuşturucu madde, teknoloji, kumar vb. bağımlılıklarla mücadele etmek; önleyici ve rehabilite edici halk sağlığı ve savunuculuk çalışmaları yürütmek’ şeklinde tanımlıyor.
Söz konusu devrin bu misyonla nasıl bir bağlantısı olduğunu olduğunu Yeşilay’a sorduk. Gelen yanıt şöyle: “Sepetçiler Kasrı, ülke genelindeki 117 Yeşilay şubesinin, 110 üniversite kulübünün, 105 Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nin (YEDAM), uluslararası alanda 81 ülke Yeşilay’ının yönetim ve koordinasyonunu yürüten Uluslararası Yeşilaylar Federasyonu’na ev sahipliği yapmaktadır. Yeşilay’ın büyüyen hacmi ve artan yönetimsel ihtiyaçlarına bağlı olarak Gülhane Parkı tarafında bulunan alan da 49 yıllığına kuruma devredilmiştir. Bu alanda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İktisadi teşebbüsü BELTUR A.Ş. ile protokol çerçevesinde özel etkinliklere yapılan kiralamaların da yine yönetim ofisleri, personel sayısı ve kurum içi organizasyonların sayısındaki artış nedeniyle sonlandırılmasına karar verilmiştir. Alan içinde yer alan ve feribot iskelesine giden rayların kullanımına ise T.C.D.D. ile yapılan protokol kapsamında aynı şekilde devam edilecektir. Kapı güvenlik amaçlı takılmış olup, iki kurumun kontrolünde açılıp kapatılmaktadır.”
Raylar söküldü, kilitli kapı takıldı
Söz konusu devrin yargıya taşınmasına ve sürecin devam etmesine karşın Yeşilay, Gülhane Köprüsü’nden sonra biri Sirkeci Garı’na diğeri Sepetçiler Kasrı’nın önünden geçerek feribot limanına ulaşan ray hattından kendilerine devredilen arazide kalan kısmın başlangıcına kilitli kapı taktı.

Söz konusu alan Gülhane Köprüsü’nün üzerinden görülebildiği için Yeşilay, köprüden başlayarak kasra kadar olan kısmı çim çit ile kapattı. Devredilen arazinin bir kısmında iş makineleri de çalışmaya başlamış durumda.

Sirkeci Garı’dan Yedikule’ye kadar uzanan raylarla ilgili ‘yüzeysel hattın yenileme işi’ni yapan Kolin, Kalyon ve Cengiz Holding’den oluşan konsorsiyum da devredilen arazide bulunan feribot iskelesi yolları ve bu yolların bağlantı yollarını kısmen söktü.