Türkiye hiç olmadığı kadar dinsel, etnik, kültürel, siyasal, ideolojik, sınıfsal ve bölgesel bakımdan parçalanıyor. Öyle ki, kültürel parçalanma neredeyse sınıfsal farklılığın önüne geçiyor. Toplumsal kesimler birbirinden uzaklaşıyor. Ortak acılar ve sevinçlerin bile kalmadığı bir ortam oluşuyor. AKP iktidarı, sadece bu nedenle bile her geçen gün yönetme kapasitesini yitiriyor.
Erdoğan, geçen hafta muhalefet partilerini ve toplumun çok geniş bir kesimini devlet gücüne de dayanarak tehdit etti. Öyle ki, “Bu daha iyi günleriniz, daha neler olacak neler” diyecek kadar ileri gitti. Meral Akşener’e yapılan fiili bir saldırıyı sahiplendi, “suç olan fiili” açıkça övdü, dahası azmettirici bir tutum takınmaktan kaçınmadı. Gerilim ve çatışma siyaseti üzerinde kendi kitlesinde gözlenen dağılmayı durdurmak, yeniden ideolojik-kültürel belirlenimli bir saflaşma yaratmak istediği anlaşılıyor.