BİLGEHAN UÇAK
Fenerbahçe, yüzüncü yılında beş ana branşta da şampiyon olmuştu.
Ondan beri bir lanet yapıştı kulübün üstüne.
Final maçlarında belki 15 kupa kaçtı.
Erkek basketbol takımı, uçurumun eşeğinden Guduriç transferiyle döndü.
Arka arkaya alınan 10 galibiyetle kapağı play-off’a attı.
Ama beş sezondur Final-Four oynayan Fenerbahçe’nin işi bu kez CSKA karşısında çok zor, üstelik ev sahibi avantajı Rus takımında ve Vesely muhtemelen oynayamayacak.
Burada bir parantez açıp ekonomiye girmek istiyorum.
Geçenlerde, Mahfi Eğilmez, attığı tweet’le Fenerbahçe’nin yanlış ekonomi politikasının sonuçlarını söylemişti: “Fenerbahçe, Samatta yerine birer kaliteli kadın voleybolcu ve basketbolcu, bir de erkek basketbolcu alabilir ve üç alanda da Avrupa şampiyonluğu kovalayabilirdi. Yanlış tercihler yalnızca o alanda değil diğer alanlarda da hasar yaratır.”
Samatta, bir örnek.
Özellikle Ali Koç döneminde birçok transfer fiyaskosu yaşandı.
Bunun bedelini de diğer branşlar ödüyor.
Arada bir “Futbol harici branşları küçültelim” teranesi dillendirilir.
Bence Fenerbahçe’nin kendi kendisine edebileceği en büyük ihanet bu olur.
Erkek basketbol takımı dünyanın sayılı takımından biri.
Kadın basketbol takımı ise Aziz Yıldırım’ın eseri.
Aziz Yıldırım, bu ülkede kadın basketbolunu yoktan var eden isim.
Öyle bir rekabet getirdi ki kadın basketboluna, dünyanın en büyük yıldızları Türkiye’de oynar oldu.
Diana Taurasi, Penny Taylor, Cappie Pondexter, Angel McCoughtry, Alba Torrens…
Daha başka isimler de sayılabilir.
İlgi artınca, taraftarlar maçlara gidip tribünleri doldurunca ligin adı bile korkunç ‘Bayan’ kelimesi yerine ‘Kadınlar Ligi’ diye değiştirildi.
Kadın basketbol takımı, bu sezona da iddialı bir kadro kurarak girdi.
Başarılı da oldu, ama işte Final Four’un ilk maçında gene o uğursuz Ekaterinburg’la eşleştiler.
Ve çok iyi mücadele ettikleri maçta, ellerinden gelen her şeyi yapmalarına rağmen dört sayıyla yenilip finale kalamadılar.
Aslında final maçı buydu, finale yükselen takımın son maçta takılmayacağından herkes emindi.
Fenerbahçe, pazar günkü maçta Sopron’u yenerek bronz madalyayla kapatmış oldu sezonu.
Aynı günün akşamında Ekaterinburg da sezonu bir kez daha şampiyon kapattı.
Ama ülkedeki şu korona salgını tedbirsizliğinin Fenerbahçe özelinde açtığı soruna bir bakalım.
Fenerbahçe’nin en önemli oyuncularından dördü testleri ‘pozitif’ çıktığı için son iki haftayı hasta geçirdiler, yarı-final maçına yorgun çıktılar ve maçı da son anlardaki kırılma toplarıyla kaybettiler.
İzleyenler hatırlayacaktır, maç berabereyken bir gereksiz üçlük, bir de verilen hücum ribaundu…
Fenerbahçe, bunca emeği salgına heba etti gitti.
Oyuncuların virüsün bulaşmasından korunmaları mümkün olsaydı belki de Fenerbahçe kadın basketbol takımı Avrupa şampiyonu olacaktı.
Son okuduğum haberler, erkek takımının da bu makus talihten kaçamadığını söylüyor.
Play-off’ta gene bir Rus takımıyla, üstelik Ekaterinburg gibi ligin en yüksek bütçeye sahip takımı olan CSKA’yla karşılacak olan Fenerbahçe Beko, koronadan kırılıyor.
Hastalığa yakalananların sayısı yediye yükselmiş.
Haftaiçi oynanması gereken Anadolu Efes maçı bu yüzden ertelendi.
Zaten çok zor bir seriye giriyorsun ama öylesine haksız bir rekabetle karşı kaşıyasın ki…
Çok büyük ihtimalle, hem Vesely’nin sakatlığı hem de salgın yüzünden Fenerbahçe, CSKA’ya elenecek.
Oysa, Mike James de kadrodan çıkarılmışken bu büyük bir fırsat olabilirdi.
Bu arada, kadın voleybol takımı da serinin üçüncü maçına çıkamayıp hükmen yenilmiş.
Sebebi, gene salgın, Fenerbahçe’de maça çıkacak oyuncu kalmamış.
Gördüğünüz gibi, Fenerbahçe’nin bu branşlardaki en büyük rakibi salgın.
Salgının durdurulamaz yükselişi.
Peki, sadece Fenerbahçe’nin mi?
Hayır.
Turizmden eğitime birçok sektör salgın yüzünden çökmüş durumda.
İnsanlar perperişan, koronavirüs lanetinin kalkmasını bekliyorlar ama göstergelere bakınca bu turizm sezonunun da kaçmak üzere olduğunu görüyoruz.
Korona, fırtınaya tutulmuş bir ağaç gibi silkeledi Fenerbahçe’yi.
Salgın olmasaydı Fenerbahçe bir sezona birden fazla Avrupa şampiyonluğu bile sığdırabilirdi.
Ama salgından bile önemli sorun bence kaynakların nasıl ayrılacağına dair tercihler.
Mesela Lemos’la Tisserand yerine diğer branşlarda dünyanın en önemli yıldızlarını takımınızda izlemek istemez misiniz?
Futboldaki işe yaramazların pahasına basketbolda Avrupa’nın gıpta edeceği bir kadro kurulabilir.
Voleybolda haydi haydi kurulur.
Fenerbahçe kaynaklarını doğru ayırsaydı ve basketbol takımları Avrupa şampiyonluklarıyla dönseydi, yaklaşan seçimlerde eli daha kuvvetli olmaz mıydı Ali Koç’un?
Futbol takımı bu üç senedeki halinden kötü olmayacağına göre…
Ve, her zaman şampiyonluk yarışının içinde bir şekilde kalacağına göre…
En iyi ihtimalle de Türkiye’de şampiyon olacağına göre…
Fenerbahçe’nin ‘spor kulübü’ olduğunu hatırlama vakti gelmedi mi sizce de?
EuroLeague zaferi Kadıköy’de ve birçok yerde bayram coşkusuyla kutlanmıştı.
Tisserand, Lemos, Frey, Zajc, Kruse…
Fenerbahçe her oyuncuda yeni bir Avrupa şampiyonluğunu kaybediyor.