İlber Ortaylı: Bu nedir demeye kalmadı, aynı duruma Nuruosmaniye Camii'nin avlusunda da rastlanıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Senelerden beri Süleymaniye Projesi bitmeyen uyduruk pehlivan tefrikasına dönüştü. Bu arada Süleymaniye Camii’nin dış avlusuna, yani gördüğümüz taş duvarların arkasındaki avluya kadar her yere bir yığın araba park ediliyor. Bunların kim olduğunu çok merak ediyorum. Dedikodulara göre müftülük personelinin araçları önde geliyormuş. Bizde böyle imtiyaz meraklılarının sadece müftülük personeli olduğunu zannetmiyorum; herhalde civardan birtakım esnaf da buna dahil oluyor. Son derece çirkin bir manzara! İnsanların indinde eserlerin uhreviyatını zedeliyor, maziyle bağlarını kuracak büyük şehrin 500 asrının hikâyesini kavramaya yarayacak tahayyülleri bozuyor. Bu nedir demeye kalmadı, aynı duruma Nuruosmaniye Camii’nin avlusunda da rastlanıyor. Üstüne de koymuşlar; “Müftülük personeline aittir” diye. Nuruosmaniye, Osmanlı barokunun hoş bir örneğidir. İki padişah devrinde tamamlandığı için bu ismi taşır. Bu 18. asır eserinin giriş merdivenlerinden kubbesine kadar kendine özgü bir havası vardır. Çarşının yürüme bölgesi içindedir. Yürüyüş bölgesinde araba park etmek hangi zihniyete sığar, onu da bilmiyorum.

İlber Ortaylı’nın yazısı