Osman Müftüoğlu: Antikor azalması bağışıklığın sıfırlandığı anlamına gelmiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yeni koronavirüse karşı antikor üretmiş olmak ve o antikorları taşımak, yani antikor bakımından güçlü olmak herkes için önemli, hem de çok önemli bir avantaj. Zira ister hastalıktan sonra, isterse de aşılarla üretilsinler, antikorlar bizi orta veya ağır bir enfeksiyon geçirmekten ciddi ölçüde koruyabiliyor. Herhangi bir nedenle virüs bize bulaşırsa antikorlar daha bulaş olur olmaz virüsün üstüne çöküyor; onu hareketsiz ve etkisiz hale getiriyor. Ne var ki nasıl üretilmiş olurlarsa olsunlar, bedenimizdeki antikorların azalması ya da negatifleşmesi bağışıklığımızın sıfırlandığı anlamına da gelmiyor. Zira o antikorları üreten B lenfositlerin bir alt grubu daha var. Onlar, “hafızaları” yani “bellek kapasitesi” ile ünlenmiş olağanüstü yetenekli hücreler.

Osman Müftüoğlu’nun yazısı