Bütününe baktığımızda aslında yakın geçmişte sorun olan ülkelerin hemen hepsi ile yeni bir zeminde yürümenin yönteminin arandığını söyleyebilirim.
Nitekim bir süredir Ankara’da da bu konuda başka önemli isimlerin açıklamalarına tanıklık ettik.
Bu da gösteriyor ki 2016’dan beri çeşitli nedenlerle güvenlikçi politikalara yönelmek zorunda kalan Ankara şimdi yeni bir yol haritası çizmeyi amaçlıyor.
Bunu yaparken özellikle son dönem AİHM üzerinden yeni bir gerilim alanı açılan AB ile ilişkileri yeniden tayin etmenin yöntemini arıyor.
Reformlarla aradaki sorunları yumuşatırken, duruşundan da taviz vermek istemiyor.