Bu gibi açıklama ve hareketlere bakıldığında, Ankara cephesinde 2021’de AB ile ilişkilerde, bir ucu ABD’ye de uzanacak şekilde yeni bir başlangıç yapma niyeti gözleniyor.
Bu hamlelerin AB ile girilmiş olan kısır döngüyü kırmaya yetip yetmeyeceğini hep birlikte izleyeceğiz. Kuşkusuz bunun kırılabilmesi için AB’ye de düşen önemli görevler var. AB de Türkiye’ye karşı ertelediği taahhütlerini yerine getirip, ilişkilerde yeni bir iklimin belirmesine katkıda bulunacak adımlar atmalıdır. Türkiye ile AB arasında yeniden yapıcı bir diyalogun kurulması bile başlı başına bir kazanç olacaktır.