Bugün ise birbirlerine karşı şiddet kullanma eğilimindeki sosyal grupların sayısı çeşitlenmiş görünüyor. Hatta gruplardan bireylere yayılan çok geniş bir düzlem söz konusu. Bu yeni şiddet sarmalında iktisadi çıkarları çatışan gruplardan bireysel girişim ve eğilimlere; siyasal arka planı olanlardan, bundan azade olanlara kadar oldukça geniş toplumsal ilişki ve dinamiklerin etkili olduğunu görüyoruz.
Bunun sonucu olarak bugün artık sadece şehirlerdeki bazı mekânların değil, bir bütün olarak şehirlerin güvensiz mekânlara dönüştüğünü görüyoruz. Böyle bir kentsel-toplumsal ortamda bulunmanın kendisi bile şiddete muhatap olmak ya da maruz kalmak için yeterli neden olabiliyor. Başka bir deyişle bir şiddet hareketine maruz kalmanız için birilerinin bilinçli hedefi olmanız gerekmiyor. Tesadüfen yaşamak bu ortamda adeta olağanlaşmış görünüyor.