Erdoğan, şayet tabana yeniyi/daha iyisini vaat edemiyorsak ‘sahip olduklarını’ korumanın sözünü veririz diye düşünüyor olmalı. Nitekim muhalefetin iktidara gelmesi durumunda AKP’yi kapatacaklarını, partili iş adamlarının mallarına el koyacaklarını, yandaş medyanın kapısına kilit vuracaklarını iddia ediyor. Böylece safları sıkılaştırma ve iktidar etrafında kenetlenmeyi yalnız AKP’liler için değil AKP ile iş tutmuşlar için de bir zorunluluk olarak gösterme telaşındalar. Onlar da korksun, taraf değiştirmesin istiyorlar. Eskiden biz gidersek din, iman gider diyorlardı, şimdiler biz gidersek mevki, makam, şan, şöhret gider diyorlar. İlki safsataydı ancak ikincisinde haklılık payı olmalı. Bugün kendine iktidar yolu çizen bir siyasal güç yolsuzluğun, liyakatsizliğin, rantın hesabını soracağını tüm yurttaşlara hissettirmeli. Aksi durumda iktidar değişikliğinin ne manası var.