İktidar, “Mehmetçik’e taş atan milletvekili”ni kınadı; kınasın. Ama ölçü şudur: “Mehmetçik’e tekme tokat atan komutan”ı da kınıyor musun, yoksa terfi mi ettiriyorsun? Binlerce askere tekme, tokat, küfür, hakaret sallayanlara ne yapıyorsun?
Cumhurbaşkanı hem “barış süreci” yürütüyor hem de sürekli “terörist” diyor; desin. Ama ölçü şudur: Ailesiyle piknikteyken gördüğü silahlı kişiler için savcıya “Burada teröristler vardı” diye ifade veren; komutanların “bu ifadeni geri al” baskısına rağmen ifadesinde ısrar eden bir uzman çavuşu; komutanı, yargısız biçimde ordudan, işinden, aşından kovdu mu kovmadı mı?
Ölçü şudur: Onca asker neden intihar ediyor? Merak ettin mi etmedin mi? En son, Üsteğmen Sıddık Emre Koçyiğit neden intihar etti mesela? Astsubay iken sınavları verip “başarıyla” subay olan bir asker neden ölümü seçti? Merak ediyor musun; bunda, onun konumundakilere “Katır” denmesinin, böyle aşağılanmasının, aşağılanmaktan kurtulamamasının rolü var mı diye?
Yani “soylular” kendilerini Arap yahut İngiliz atı sayarken, “alttaki astlar”ı “eşek” yerine koydukları için, onun gibi “aradaki melezler”e taktıkları isim ve biçtikleri kaderin de tokadı var mı diye? Sınıf atlamak isterken bile, merdivenlerde tekme yemenin bir etkisi!