Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ‘corona’ vakalarında Van’da son hafta yüzde 17 oranında artış, Muş’ta ise yüzde 8 azalma görüldüğünü; Hakkari ve Bitlis’te ise sabit kaldığını söyledi. Heybeliada’daki Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilen sanatoryumun ise ‘sağlık amaçlı’ değerlendirilmesinin tekrar gündeme alınabileceğini belirtti.

Bakan Koca, basın toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Pandeminin başladığı aylarda alınan sıkı önlemlerle vaka sayısını azaltmaya başladıklarını söyleyen Koca, Hakkari, Van, Bitlis ve Muş’la ilgili şunları söyledi:
“Hasta yatak kapasitelerimiz, yoğun bakım yataklarımızda Van’da önümüzdeki günlerde 93 yatak ilave ederek 221’e çıkarıyoruz. Van’da yatak doluluk yüzde 54, yoğun bakım yüzde 74. Bitlis’te yoğun bakım yatak sayımızı 80’e çıkarıyoruz. Bitlis’te 55 yatakla doluluk oranımız yüzde 51, yatak doluluk yüzde 43. Muş’ta yoğun bakım sayımızı 48 yatağa çıkarmış olacağız. Yatak doluluk oranımız yüzde 35, yoğun bakım yüzde 58’dur. Hakkari’de yoğun bakım yatak sayımızı 44’e çıkarmış olacağız. Hakkari’de yatak doluluk yüzde 51, yoğun bakım yüzde 47.”
Koca, Türkiye genelinde yatak doluluk oranının yüzde 52, yoğun bakımın yüzde 67, solunum cihazının yüzde 32 olduğunu söyledi. Öncelikli hedefin hasta artışını durdurmak olduğunu söyleyen Koca, “Van’da salgın başında 80 olan ekip sayımızı 128’e yükselttik. Bugün filyasyon ekip sayımız 150 ekibe ulaşacak. Bitlis’te filyasyon 90, Hakkari’de 65’e, Muş’ta 50 ekibe çıkardık. Van’da temaslılara ulaşma süremiz 17 saate kadar düştü” dedi.
Bakan Koca, Heybeliada’daki Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı senatoryumla ilgiliyse şunları söyledi:
“Sanatoryumla ilgili, Heybeliada’daki hastaneyle ilgili 2005 yılına kadar hastane olarak kullanıldı. Bu yıldan sonra hastane olarak kullanımı, biliyorsunuz tüberküloz hastalarının oraya gönderilmesiyle ilgili ihtiyaç ortadan kalkmıştı. 2005 yılından bu yana bu binalar kullanılmıyor. Dolayısıyla kullanılabilir durumda da değil. Bu dönemde pandemi hastanesi için gündeme geldi. İstanbul’da iki tane pandemi 1008 yataktan oluşan iki tane hastaneyi açmış olduk. İstanbul’da şu an ilave pandemi hastanesine ihtiyacımızın olmadığını söyleyebilirim. Bu arsanın mülkiyeti bize ait değil, milli emlağa ait. İki yıldan fazla zaman önce milli emlak tarafından Diyanet İşleri Başkanlığımıza tahsis edildiğini biliyoruz. Bizim şu dönemde pandemi hastanesine ihtiyacımız yok. Diyanet’in orada herhangi bir yatırım yapmadığını, inşaat faaliyetinin olmadığını görüyoruz. Bu süreçte tahsis edilen amaç doğrultusunda Diyanet’in değerlendirmeme noktasında irade beyanında bulunursa, sağlık amaçlı değerlendirmeyi gündemimize alabileceğimizi söylemek istiyorum.”