Erdoğan'ın derdi, müteahhitlerin morali

Başbakan Tayyip Erdoğan, 17 Aralık ve 25 Aralık operasyonlarının müteahhitlerin moralini bozduğunu söyledi. Erdoğan, cumhuriyet tarihinin en geniş çaplı yolsuzluk iddialarının merkezindeki işadamları için “Müteşebbis ruhları zedelenecek. Böyle bir ülkeye yatırım yapabilir misiniz?” dedi.

Berlin ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan, operasyonunun arkasında olduğunu savunduğu ‘paralel yapı’nın ‘askere sızmaya çalıştığını’ da söyledi. Erdoğan’ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

Fotoğraf Milliyet'ten alınmıştır.
Fotoğraf Milliyet’ten alınmıştır.

‘Müteahhitler demoralize oluyor’

* Bu tür olaylar özellikle, mesela bizim üçüncü köprüyü, üçüncü havalimanını yapacak olan müteahhit firmalar, İstanbul-İzmir yolunu yapan müteahhitlerin bir kısmı, ikinci dalgada çağırılanlar. Bu insanları böyle bir sürece sokarsanız onlar da demoralize olacak ve müteşebbis ruhları zedelenecektir. Şimdi böyle bir ülkede yatırım yapabilir misiniz?

‘MİT mensubuyum deyince durması lazım’

* Askere sızma gayretleri de var. Adana olayı anlamlıdır [MİT’e ait TIR’ların durdurulması]. Yere yatırma işlemi de öyle. Polis bölgesinde bunu yapamazsınız. Hatalar, eksikler olabilir ama MİT mensubuyum deyince durması lazım. Durmuyorlar. Sandıkları açıyorlar, medyaya gösteriyorlar. İşte bu paralel devletin işbirliğidir. Yargı mensubu paslayacağı kişiyi bulmuştur. Jandarma Genel Komutanlığı teftiş yapıyor. Mülkiye müfettişleri de yapıyor. Albayı görevden aldılar. Poliste gecikme olmaz, 24 saatte açığa alınırdı. Bu durumda (gecikince) deliller karartılabilir.

‘Evimin dinlenmesi casusluk’

* Mesela benim evimin dinlenmesi… Bu casusluktur. Bununla ilgili atılması gereken adımlar atıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na çok gizli kaydıyla dosya gönderildi. Ama bu bile basına servis edildi. Başbakanlık Teftiş Kurulu’ndan gizli çıktı, savcılıkta sızdı. Atamaları eleştiriyorlar. 250 bini aşkın polis var. Yanlış yapanlar elbette yer değiştirecek. Zaten yer değiştirmelerin çoğu kendi ili içinde yapıldı. Yargıdaki yanlışlara da HSYK el koydu. Orada da asıl atama listesi sonra gelecek. Dört bakanla ilgili dosyaları savcılık, “Muvazaa var” diyerek geri gönderdi, şimdi yeniden incelenecek.

‘Müstakil adli kolluk kuracağız’

* Savcı, adli kolluk olarak gelip de emniyet müdüründen eleman istemesi lazım. Ona sormadan, altından bir komiseri ya da memuru örgütleyerek operasyon yapıyor. Bunu yapamazsın diyoruz. Şu an devletin valisi, emniyet müdürü güvenilir değil, Savcı Bey’in güvendiği kişiler güvenilir. Böyle bir devlet olabilir mi? Bir sistemin içinde yargının konumu bellidir. Aynı şekilde yürütmenin, yasamanın yeri bellidir…  Şu anda üzerinde konuşuluyor, Adli Kolluk Kurumu Başkanlığı’nı kurmak. Tamamen müstakil bir Adli Kolluk Kurumu. Birçok Avrupa ülkesinde bu yok. Biz burada birçok şüpheyi ortadan kaldırmak için diyoruz ki tamamen sıfırdan Adli Kolluk Kurumu kuralım. Bunu ya İçişler Bakanlığı’na veya Adalet Bakanlığı’na bağlı yapalım. Bunun hazırlığını arkadaşlarımız yapıyor.

’17 Aralık ‘Yarın bizde de olur mu?’ diyecekler’

* Öyle zannediyorum ki bundan sonraki süreç, 17 Aralık’ı patlatanlarla ilgili dünyada pek bugüne kadar bakılan bir süreç olmayacak. Evet. Yani, “Yarın bizde de olmayacağı ne malum” gibi bakılacak. ABD’de zaten biliyorsunuz FBI olsun, onlar zaten bir şeyler yaptılar, orada da bir süreç başladı…

‘Birileri dünyayı karıştırma derdinde’

* Yani, hiçbir ülkede, özellikle demokratik ülkelerde buna Amerika da, Rusya da dahil, bu tür eylemlerin olmadığı zaman var mı? ABD’de neler yaşandığı ortada. Ve o süreçte ABD ciddi manâda sarsıldı. Şu anda da benzer sıkıntılar var aslında. Tam yoluna girmiş değil. Bakıyorsunuz Avrupa’da birçok ülke ciddi sarsıntılar geçirdi, Yunanistan, Ukrayna. Yani birileri bir yerleri ciddi manâda karıştırmanın gayretinde. Almanya, Frankfurt ve Hamburg olaylarıyla bazı şeyler yaşadı. Avrupa’nın ekonomik olarak en güçlü ülkesinde bunlar yaşanabiliyor. Türkiye’de de bizim alternatifimiz olanlar sandık yoluyla iktidara gelemeyeceklerini görünce bu defa bu yollara tevessül etmenin gayreti içine giriyorlar. Bakıyorsunuz, 12 ağaçla yok iyi niyetli adımlardı falan. Bunun neresi iyi niyetli? Cam çerçeve indireceksin, ondan sonra molotoflarla falan esnafa, vatandaşa saldıracaksın. “Demokratik hak ve özgürlük” diyeceksin.