Artık mahkeme yasağının kalkması gerektiğini varsayarsak Musul Konsolosluğu’nun neden boşaltılmadığını, en azından sivil personelin gitmesine neden izin verilmediğini kamuoyuna birilerinin açıklaması gerekecek.
Herhalde İslam Devleti (İD) gibi bir örgüt o gün iyiliği tuttu diye ya da yakın ilişkide bulunduğu aşiretlerin hatırını kırmamak adına elinde tuttuğu rehineleri vermemiştir. Sonuçta Türkiye’nin kendisine karşı ihtiyatlı davranmasına yol açan en önemli koz buydu.
Türkiye İslam Devleti’ne karşı oluşturulan koalisyonda daha etkili bir rol alması için herhalde epeyce taleple hatta baskıyla karşılaşacaktır.
Türkiye bundan sonra nasıl bir politika izleyeceğini ve neleri ne sebeple yapmak istemediğini de müttefikleriyle paylaşacaktır.
Türkiye’nin özellikle Irak’ta İslam Devleti’nin gücünün kırılmasını hedefleyen operasyonlarda ne rol oynayacağı daha net şekilde anlaşılacaktır.
Rehine krizinin aşılmasının ardından Türkiye stratejik Batılılığı hakkında önemli bir karar kavşağına gelmiş gibidir.