Birleşik Krallık içinde İskoçya en özerk olanıdır; bağımsız bir varoluşa en yakın olanıdır. Kendi parlamentoları vardır, kendi paralarını basarlar. “Daha ne olsun?” diyebilirsiniz, ama olur, “dahası” da olur bu dünyada. Demokrasinin ucu bucağı yok.
Tabii bizler bu olayı Türkiye’den bakıp seyrediyoruz. O perspektiften bakınca, ayrılıkçı İskoç, “Kalın yahu, böyle iyiydik” diyen İngiliz ya da “Bak, ayrılırsanız başınıza iş gelir,” diyen İngiliz ya da “Gideceklerse gitsinler” diyen İngiliz, hepsi, bizim buralarda pek alışık olmadığımız bir medeniyet gösterdiler.
Bunun bir örneğini de Çekoslovakya ayrılırken seyretmiştik. Kansız, kavgasız, “Ayrılalım” dediler, ayrıldılar. Yer yerinden oynamadı. Kimse birbirine girmedi.
Neyse, sonuçta iyi oldu, diyorum. Ama sahiden iyi olması için İngiliz muhafazakârlığı da kendine çekidüzen vermeli. Bir şeylerin değişmeden kalması için bir şeylerin de değişmesi gerekiyor.