İklim değişikliği sadece buzulların erimesi, deniz seviyelerinin yükselmesi ve sel, kuraklık ve kasırga gibi olağanüstü hava olaylarının artmasından ibaret değil.
İklim değişikliği hepimizin hayatını etkileyen büyük bir adaletsizlik demek.
Bu adaletsizliğin müsebbibi, insan. Daha doğrusu daha fazla kazanç uğruna gezegenin canına okuyan şirketler ve onlardan nemalanan devletler.
İklim değişikliği ve adaletsizliğine dikkat çekmek için bugün ve yarın dünyanın dört bir yanında eşi benzeri görülmemiş büyüklükte bir “halkların yürüyüşü”ne şahit olacağız.
New York’ta, BM başkanlığında 23 Eylül’de başlayacak iklim zirvesi öncesinde toplam 1400 şirket, sendika, dini gruplar, okul, sosyal adalet ve çevre örgütleri bir araya geldi.
20 yıldır iklim değişikliği konusunda havalara bakıp ıslık çalan devlet liderlerine “artık yeter” diye haykıracakların arasında Hollywood yıldızları da var.
Ancak bu yürüyüş bir “şov” değil; en önde iklim değişikliği yüzünden yerinden yurdundan olan, beslenemeyen ve kayıplar veren yerel halklar yer alacak.
Hayatta kalmak bir lüks olmamalı! Barışçıl, adil ve çocuklarımıza bırakacak, yaşanabilir bir dünya talep eden herkesi sokağa bekliyoruz.